Online Otobüs Uçak Bileti Uçak Bileti Al
  • has-turizm-otobus-bileti-onlineallnette
  • varan-turizm-otobus-bileti-sitemizde
  • ulusoy-turizm-otobus-biletleri-sitemizde
  • metro-turizm-online-otobus-bileti-al
  • otobus-ucak-biletiniz-artik-hem-android-hem-de-iphone-ipadde
  • otobus-ucak-biletleriniz-iphone-ve-ipadde-ucretsiz-indir
  • otobus--ucak-bileti-android-ile-cebinizde
Hava - Yol - Trafik - Mesafe Hesaplama »
Yozgat Turizmi ve Şehir Rehberi - İl Belgeseli İZLE-VİDEO - Online Ucuz Otobüs Bileti Al - OnlineALL.Net

Yozgat Turizmi ve Şehir Rehberi - İl Belgeseli İZLE-VİDEO

Yozgat Seyahat Rehberi ve Tanıtım Filmi videosu

ULAŞIM

lçede engebenin fazla olduğu güneydoğu kısmı hariç diğer yerler düzenli bir ulaşım ağı vardır. Ankara-Yozgat-Sivas-Erzurum üzerinden İran'a giden E-23 karayolu, İlçeyi doğu-batı yönünde katetmektedir.

İlçeden Ankara'ya ve Yozgat'a düzenli otobüs seferleri yapılmaktadır. Köyler ile ilçe arasındaki ulaşımda, şahısların mülkiyetinde olan küçük otobüsler ve minibüsler kullanılmaktadır.

İlçeyi doğu-batı yönünde kateden E-23 karayolu, ilçe ulaşımında büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Yol boylarında kara nakil vasıtaları ile yolculuk edenlerin dinlenme, yemek vb. ihtiyaçlarını karşılamak üzere benzin istasyonları ve lokantalar yapılmıştır. Bunlar yolboyu yerleşmelerin çekirdeğini oluşturmuşlar, zamanla yol boylarında küçük köyler vücut bulmuştur.

Yozgat, Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Alişar Höyüğünde 5000 yıl öncesine ait eserler bulunmuştur. Yozgat’ın tarihi kronolojisine baktığımızda; Hititlerin, Friglerin, Kimmerlerin, Perslerin, Kapadokya Krallığının, Galatların, Doğu Roma ve zaman zaman İslam ordularının hâkimiyetinde kaldığını görürüz. Yozgat İli toprakları Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran ve Anadolu’da tarih devrinin başlangıcı sayılan Hitit’lerin sınırları içerisinde en kalabalık yerleşim merkezlerinden biriydi.

 

Bozok(Yozgat) çevresinde Türk - İslam izleri Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra başlar. 1728’de Çapanoğullarından  Ahmet Ağa, Yeni İl Has Mütesellimliği’ne getirilmiştir. 1741 yılında, Bozok Mütesellimliği görevine atanan Çapanoğlu Ahmet Ağa, bundan sonraki yıllarda etkinliğini komşu sancaklarda da duyurmuştur. Osmanlı Devleti’nce 1745’de “Kapıcıbaşılı” payesiyle ödüllendirilen Ahmet Ağa, Yozgat ve yöresinde bazı bayındırlık hareketlerine  girişerek, halkın desteğini kazanmaya özen göstermiştir. Çapanoğulları, merkezi yönetimle uyum içinde olmayı sürdürmüşler; 1755’de İstanbul’da ortaya çıkan et sıkıntısını gidermek üzere koyun göndermeleri karşılığında Bozok Sancağı malikâne olarak  Çapanoğlu Ahmet Ağa’ya verilmiştir.

Yozgat, 1320 m yükseklikte olan Bozok Platosu üzerinde kurulmuş bir kenttir. İlkçağın önemli başkentlerinin ortasında kurulan Yozgat, ayrıca önemli yol kavşaklarının üzerindedir. Doğu ile Batıyı birbirine bağlayan Kral Yolu; Yozgat yakınlarında (Tavium ve Muşallim), güney (Adana) ile kuzeyi (Samsun ) birbirine bağlayan Kadim Yol Sorgun’dan geçer. Ayrıca Selçuklu döneminin İpek Yolu ve Osmanlı Döneminin yolları ileOrdu Yolu bu ilin topraklarından geçer.

 Coğrafya :

Yozgat ili büyük çoğunluğuyla İç Anadolu Bölgesinin Orta Kızılırmak Bölümünde yer almaktadır. İl topraklarının kuzey bölümleri Orta Karadeniz Bölgesinin güneyinde kalan iç kesimlerinde yer alır. 81 il arasında toprak genişliği bakımından 15. sırayı alır. Yüzölçümü büyüklüğü bakımından Ülkemizin önemli yönetim bölgelerinden biridir. 

Matematiksel konum itibariyle başlangıç meridyenine göre 34 ° 40’ - 40 ° 18 ’ paraleller - daireler arasında kuzeyde yer almaktadır. İl toprakları doğudan Akdağlar, güneyden Delice Irmağı Vadisi, kuzeyden Deveci Dağları gibi fiziki unsurlarla çevrilidir. İl yönetim sınırları ise, kuzeyden Çorum, Amasya, Tokat; doğudan Sivas; güneyden Kayseri, Nevşehir, Kırşehir ve batıdan Kırıkkale ile çevrili olan Yozgat’ın denizden yüksekliği 1300 m. olup, yüzölçümü 14037 km²  dir. Yozgat yöresinde, yazların kurak ve sıcak, kışların soğuk ve sert geçtiği karasal iklim hakimdir. Genel olarak Temmuz ve Ağustos en sıcak aylardır.

İle bağlı 13 ilçe vardır. Bunlar Akdağmadeni, Aydıncık, Boğazlıyan, Çandır, Çayıralan, Çekerek, Kadışehri, Saraykent, Sarıkaya, Sorgun, Şefaatli, Yenifakılı ve Yerköy’dür.

Yozgat İlinin Adı :

Bir rivayete göre, Yozgat Saray Köyünden itibaren aşağıdan yukarıya doğru kat kat yükselişinden ve rakımının yüksekliğinden dolayı önceleri yöreye “Yüzkat” denildiği, zamanla bu isim söylene söylene “Yozgat” halini aldığı bilinmektedir.  Birinci Büyük Millet Meclisinde Kütahya Milletvekili tarafından verilen önerge ile Yozgat adı Bozokolarak değiştirilmiş, 23 Haziran 1927 tarihinde Bozok Mebusu Süleyman Sırrı İÇÖZ Bey ve arkadaşlarının verdiği bir önerge ile Bozok ismi tekrarYozgat olmuştur.

 Tarihi - Kültürel ve Doğal Güzellikler :

Yozgat’ta; Barındırdığı flora çeşidi ve hayvan türleri, endemik bitki çokluğu ile öne çıkan ülkemizin ilk Milli Parkı olan Çamlık Milli Parkı’nda, Kafkas Çamı (Pinus nigra Arn. Subsp. Pallasiana) 400 – 500 yaşlarında karaçam türü ile dikkat çekmektedir. Aydıncık ilçemizde bulunan macera turizmcilerinin ve doğa turizminin birçok türü için oldukça uygun olan Kazankaya Kanyonu; 1871 tarihinde yapılmış ve günümüzde Yozgat evlerinin tipik örneği olarak öne çıkan ve şu anda 7682 adet arkeolojik ve etnografik eseri sergileyen Yozgat Müzesi Nizamoğlu KonağıBehramşah Kalesi (Akdağmadeni), Saat KulesiKarabıyık Köprüsü ve Sarıkaya Roma Kalıntılarıilimizin geçmişten günümüze taşıdığı tarihi miraslarıdır.

Kerkenes Harabeleri Pteria(Antik Kent), Büyüknefes(Tavium), Çadırhöyük (Sorgun Peyniryemez Köyü) ve Yenifakılı Damlalı Yer Altı Kompleksleri ilimizin geçmişten günümüze taşıdığı antik kentler açık hava müzesini oluşturur.

Karslıoğlu Konağı, Hayri İnal Konağı, Miralay Şerifbey Konağı(Sakarya İlköğretim Okulu), Muteber Divanlıoğlu Konağı, Salim Korkmaz Konağı, Hacı Ozan Konağı, ilin konak kültürünün köşe taşlarıdır.

Merkez Çapanoğlu Camii, Başçavuş Camii, Osmanpaşa Emirci Sultan Türbesi, Çandır-Şah Sultan Hatun Türbesi, Çayıralan Çerkez Bey Türbesi ilimizde İslam eserlerinin dönemlerinden günümüze ulaşan çok nadir örneklerindendir. Akdağmadeni Kilisesi gibi mekânlar, inanç turizmi yönünden ilin önemini artırmaktadır.

Termal Turizm   :

            İlde antik dönemde “Aquae Sarvenae” veya “Bazilika Therma” adıyla anılan ve Roma Döneminde hamam olarak kullanılmış kalıntılar arasında tonozlu mekâna geçişi sağlayan kemer dizileriyle, bunun üzerindeki boğa başı motifli süslemeler olan antik hamamlar ve Roma kalıntıları Sarıkaya ilçemizdedir.Bu ilçe Kültür ve Turizm Bakanlığınca Termal Turizm Merkezi ilan edilmiş olup, birçok hastalığa iyi gelen şifalı sulara sahip modern

 

 kaplıcalar turizme hizmet vermektedir. Bunun yanı sıra Boğazlıyan, Sorgun ve Yerköy ilçelerinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca Termal Turizm merkezi ilan edilmiş olup, bu ilçelerde turizme hizmet veren Bakanlık ve Belediye belgeli termal ve konaklama tesisleri bulunmaktadır.

 

Yozgat Kaplıcalarının Genel Özellikleri :

Romatizmal ağrılar, eklem kireçlenmeleri, bel fıtıkları ve buna bağlı siyatik ağrılar, ağrılı kadın hastalıkları, spastik ağrılar, spastik kolitler, böbrek taşlarının düşmesinde üreter üzerinde spazmatik etki, karaciğer ve safra kesesi taşları ve cilt rahatsızlıklarının tıbbi tedavilerini destekleyerek hastalıkların iyileşme sürecini olumlu etkilediği saptanmıştır. 

Yayla Turizmi :

Yozgat ili topraklarının bulunduğu bölge “Bozok Yaylası” olarak adlandırılır. Kızılırmak yayı içerisinde kalan yayla Delice Irmağı ve Çorum Suyuna ulaşan vadilerle yarılmış, hafif dalgalı düzlüklerden oluşur. İl Merkezi ve ilçeler yayla konumunda olup, bunlar sırasıyla Akdağmadeni ormanları arasında bulunan Hisarbeyli (Yoğurt Yurdu) Yaylası, Kadıpınarı Yaylası, Yahyasaray (Sırıklı) Yaylası, Aydıncık - Eymir yolu üzerinde Şebekpınarı Yaylası en önemlileri arasında bulunmaktadır. İlde bulunan bu yaylalar eko turizm ve botanik turizmi yönünden de oldukça yüksek bir potansiyele sahiptir. Yozgat yaylalarının tartışılmaz havası ve soğuk pınarları insanlara huzurlu bir yaşam ortamı sunar.

 YAYLALAR VE MESİRE YERLERİ

Bozok Yaylası :

Yozgat ili topraklarının bulunduğu bölge “Bozok Yaylası” olarak adlandırılır. Kızılırmak yayı içerisinde kalan yayla, Delice Irmağı ve Çorum Suyu’na ulaşan vadilerle yarılmış, hafif dalgalı düzlüklerden oluşur.

Bu yayla doğuda Akdağlar’a dayanır. Kuzeydoğuda Deveci Dağı’nın batıya doğru ilerleyen kolları, düzlükler arasında kaybolur. Güneybatıda ise Kırşehir’e doğru yeniden alçak dağlar belirir. Bunlar arasında Bozok Yayla’sının yükseltisi 1200-1400 m. arasındadır. Kuzeybatıya doğru alçalan yayla, 800 m. den aşağıya Kızılırmak taban ovasına doğru uzanır.

         Hisarbeyli (Yoğurtyurdu) Yaylası :

     Akdağ Ormanları arasında bulunan yaylanın içerisinden, Hasbek-Hisarbeyli-Akdağmadeni yolu geçmektedir..  Burada iki tepe arasından büyükçe bir dere akmaktadır. Bir yanı çamlarla, diğer yanı küçük bitki örtüleriyle kaplı tepe, Hasbek ve Hisarbeylilerin yaz aylarında çıktıkları yayla konumundadır. Soğuk su kaynakları çok fazla olup adından da anlaşılacağı üzere yoğurduyla ünlüdür.

Cehirlik :

Yozgat-Boğazkale (Hattuşa) yolu üzerinde, Yozgat’a 2 km. uzaklıktadır. “Gelin Kayası” ve “Yabani Lale”leriyle ünlüdür. İlkbaharda açmaya başlayan laleler yaz boyunca Cehirlik’e apayrı bir güzellik katar. Halk arasında “Laleler Ülkesi”  olarak bilinen Hollanda’ya buradan lale tohumları götürüldüğü söylenmektedir.

 Kadıpınarı :

Akdağmadeni ilçesinin kuzeybatısında ilçeye 2 km. mesafededir. Akdağ Ormanları içerisinde çok geniş bir alana yayılan; çam, meşe ve diğer bazı ağaç türlerini içeren; temiz soğuk suları ve çeşitli av hayvanları barındıran bir bölgedir. Çevre düzenlemesi, otantik yapıda kır gazinosu, dinlenme evleri, ocaklar ve yağmur barınağı gibi tesisleri inşa edilmiştir. Bölgede ayrıca bir geyik üretme çiftliği bulunmaktadır.

 Şebekpınarı Piknik Alanı :

 Aydıncık-Eymir yolu üzerinde, Aydıncık ilçesinin 1 km. güneyinde, Daşlı Dağlar olarak bilinen dağların Aydıncık’a bakan 1700 m. yükseklikteki Gezbel Tepesi’nde yer almaktadır.

Yıllardan beri piknik alanı olarak kullanılan Şebekpınarı ve çevresi Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce “Şebek Orman İçi Dinlenme Yeri” olarak programa alınmış; çevre düzenlemesi, oturma alanları, ve yağmur barınağı gibi tesisler yapılmıştır. Bir tabiat harikası olan bu piknik alanındaki suların, şifalı olduğu halk dilinden aktarılmaktadır.

 Yahyasaray (Sırıklı) Yaylası:

Akdağlar üzerinde 1220 m. yüksekliğinde bir yayla olup, dört obadan oluşmaktadır. Ormanlarla kaplı yaylanın etrafında çeşitli av hayvanları barınır. Yahyasaray köylüleri yaz aylarında hayvanlarını otlatmak için bu yaylaya çıkarlar ve yaz mevsimi sonunda tekrar köye dönerler.

 

YOZGAT ŞEHİR TURU

1 - ÇAMLIK MİLLİ PARKI ; (Eko turizm)

Çamlık Milli Parkı 1958 yılında Yüksek İcra Vekilleri Heyetinin 05.02.1958 tarih ve 4/9909 sayılı kararı ile mili park ilan edilmiş ve tapuya şerh konularak, belediyeye ait olan bu alanın 49 yıllığına izin ve irtifak hakkı Orman Bakanlığına devredilmiştir.

Halen tescilli olarak 264 hektar olan Çamlık Milli Parkı,Türkiye'nin ilk milli parkı’dır. Yozgat Çamlığı Milli Parkı 1982 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Kafkas Çamı (Pinus nigra Arn. Subsp. Pallasiana) denilen 400 – 500 yaşlarında Karaçam türünü barındırmaktadır. Bu çam türü Türkiye'de sadece Çamlıkta bulunmakta ve halen tohum verebilmektedirler. Ayrıca Çamlıkta 43 familya ve 144 cins içinde toplam 212 bitki türü yaşamakta olup, bunların içinde 30 yakın endemik tür bulunmaktadır. Bu nedenle Yozgat Çamlığında botanik turizm potansiyeli de bulunmaktadır.

Milli Parkta yine Orta Anadolu'nun mevcut bilinen hayvan türlerinin yanında Beyaz Kartal olarak bilinen,Amerika'ya has Altın Kartallar 1992 yılına kadar görülmekte idi.

Bu Bilgilere göre, Çamlık içindeki 30 yakın endemik bitki türü, Amerika'nın Beyaz Kartalı ve sadece Çamlıkta bulunan Karaçam türlerinin korunması ve tanıtılması amacıyla sosyal, kültürel ve turizm faaliyetlerine uygun olması, özellikle yakın çevresinin açık hava rekreasyon ve dinlenme ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla milli park ilan edilmiştir. Bu gün Çamlık Milli Parkı Adeta Yozgat İlimizin akciğerleri konumundadır.

 2 - SAAT KULESİ : (Kültür Turizmi)

         Çarşı içerisi merkezde bulunan saat kulesi, 1897 yılında dönemin belediye başkanıAhmet Tevfiki Zade tarafından Yozgatlı Şakir ustaya yapılmıştır. Şehrin orta yerinde kurulmuş, kare pirizma şeklinde uzun bir kuledir. Aşağıdan yukarıya doğru genişleyen enine silmelerle altı kata bölünen kulenin üst kısmı şerefe gibi bir terasla çevrilidir. En üst kısımda çan şeklinde bir külah vardır. Saat çanı 250 kg. ağırlığında olup, her yarım ve tam saatte isabetli olarak (çalar) vurur. Kuleye çıkış kuzeyden, yuvarlak kemerli kapıdan olur.Şerefeli kısmın altında üç kat aşağı doğru her katta küçük yuvarlak kemerli bir pencere bulunur.

 3 - BÜYÜK CAMİİ (ÇAPANOĞLU) : (İnanç Turizmi)

Köseoğlu Mahallesinde olan ve iki kısımdan meydana gelen caminin birinci kısmı Çapanoğlu Mustafa Bey tarafından

1779 tarihinde yaptırılmış olup, 1795’de kardeşi Süleyman Bey tarafından genişletilmiştir. İnşaatından 16 yıl sonra yapılan bu ilave ile cami, iç cami ve dış cami olmak üzere 2 kısımdan oluşmuştur. İç cami beyaz dış cami ise açık kahverengi kesme taşlardan yapılmıştır. Birçok özellikleri ayrı olan bu kısım birbiriyle uyumlu niteliktedir. Camide canlı renkler kullanılarak yapılan motifler kubbelerin sanatsal ve görsel estetiğini destekler niteliktedir.

             Bu gün camiye girerken en dıştaki küçük giriş revakındaki, kapının iki yanındaki kemer aynalıklarında, simetrik iki ağaç arasında binalar olmak üzere tasvirler göze çarpar. Bunlardan birinde kule ve büyük yapılar, diğerinde tek minareli bir camii ve yine saray olduğu düşünülen yapılar işlenmiştir. Bunların Yozgat görüntüleri olduğu tahmin ediliyor. Kule saat kulesine, tek minareli camii bu caminin kendisini temsil etse gerektir. Yapı tasvirleri başarılı sayılır. Ağaçlardan natüralist diyebileceğimiz bir doğrulukla verilmiştir. Yalnız tepeler ve üzerindeki otlar minyatür resimlerin özelliklerini taşımaktadır. Bu revakın tonozlarında, kubbe ve pandantiflerinde kıvrık dallar yapraklar kaplar içinde çiçek motifleri ve çeşitli meyveler tasvir edilmiştir. İçeride bu büyük ek mekândan asıl hareme, yapının ilk taç kapısı olan ve mihrap, minberi gibi renkli mermerle barok üslupta hazırlanan zengin ve görkemli giriş kompozisyonundan geçilir. Sultani eserler sayabileceğimiz mihrap ve minber hesaba katılmazsa, onarımda epeyce değişikliğe uğrayan haremin süslemelerinde, ilk özelliğini yitirmeden kalanlar sahvel de görülmektedir.

4 – FATİH (KİLİSE) CAMİİ : (İnanç Turizmi)

         İstanbullu oğlu mahallesinde olan camii, Çapanoğlu (Büyük) camisinin kuzeybatısında olup ona 150m. Uzaklıkta ve uzun süre değişik amaçlarla kullanılan kilise 1996’da Fatih Camii adıyla camiye çevrilmiştir.

Harim doğu-batı doğrultusunda iki sıra üçayakla üç nefe bölünmüştür. Neflerin üzeri beşik tonozla örtülmüştür. Orta nef daha geniş tutulmuştur. Sütunlar yüksek kare kaideler üzerine oturur. Köşeleri volütlü ince başlıkları vardır. Doğuda dışarı taşmayan bir apsis yanlarında pastaforiom hücreleri bulunur. Batıda ise güney ve kuzey kanada doğru galeri gibi uzanan U şeklinde bir mahfili vardır. Güney cephede bir mihrap nişi açılmıştır. İç mekânı dikey eksende yer alan geniş yuvarlak kemerli alt ve üst pencereler aydınlatır.  Batıda üç bölümlük bir narteks vardır. Narteksin üzeri düz tavanla örtülmüştür. Narteks bugün önü camekânla kapatılmış üç yuvarlak kemerle dışarı açılır. Narteks güneye ve kuzeye doğru dikdörtgen şeklinde taşan ve çift katlı bir dış görünüşe sahiptir. Narteksin kuzeybatısında çan kulesi yer alır. Fatih (Kilise) Camii kırma çatılı ve profili ince saçaklıdır. Camiin iç ve dışında süsleme yoktur.

 5 - HAYRİ İNAL KONAĞI : (Kültür Turizmi)

Yozgat İli Merkez İstanbulluoğlu Mahallesi, Emniyet Caddesi üzerinde yer alan Hayri İNAL Evi Osmanlı Dönemi sivil mimari eserlerinin güzel örneklerinden olup, Gayri Menkul Eski Eserler Yüksek Kuruluğu Başkanlığınca 1979 yılında Korunması Gerekli Eski Eserler kapsamına alınarak tescillenmiştir. Konak, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla 2007 yılında Yozgat Belediyesi tarafından restore edilerek yöre turizmine kazandırılmıştır. Bu gün Belediye Konuk Evi olarak hizmet vermektedir. Konak bodrum kat hariç iki katlıdır. Bodrum taş, alt ve üst kat ahşap çerçeveler arası helik taş dolgu olarak inşa edilmiştir. Birinci ve ikinci kat yükseklikleri ve duvar köşeleri ahşap silmelidir. Bodrum kat pencereleri silme taş çerçeveli demir şebekelidir. Güney cephesi boydan boya çıkmalı olup, ikinci kat ahşap balkonlu, balkon demir şebekeli ve korkulukludur. Balkon ağaç konsollar üzerine bindirilmiştir. Binaya giriş güney cephedendir. Kapı ahşap olup çift kanatlıdır. Birinci kat pencereleri ahşap çerçeveli, dikdörtgen şekilli ve demir şebekelidir. İkinci kat balkon pencereleri birinci kat balkon pencerelerinin aynısıdır. Doğu cephesi boydan boya çıkmalıdır. Çatıda çıkmalar üzerinde çatı sundurmaları mevcuttur. Çatı alaturka kiremit döşemelidir. Kuzey cephesi ikinci katta iki cumbalı olup cumbalar ahşap konsollar üzerine bindirilmiştir. Cümle kapısı taş çerçeveli, yuvarlak kemerli olup kapı kanadı ahşaptır. Ahşap kapı üzerinde rozet motifleri vardır. Cümle kapısı abidevi bir durum arz etmektedir. Kapı üzerinde alaturka kiremit örtülüdür. Batı tarafında taş çerçeveli düz kemerli ahşap kanatlı bir giriş kısmı vardır. Ayrıca ahşap konsollar üzerine oturtulmuş cumba mevcuttur.

 6 - YOZGAT MÜZESİ (NİZAMOĞLU KONAĞI) : (Kültür Turizmi)

Yozgat Merkez İstanbulluoğlu Mahallesindedir. 1871 de yapılan iki katlı binanın, taban ve duvarları ahşaptır.  Uzun yıllar konut olarak kullanılmış, bir müddet Kız Sanat Okulu ve bir dönem de Tekel Deposuolarak hizmet vermiştir. 1985’te müze olarak ziyarete açılan konakta çok sayıda etnografik eser bulunmaktadır.  Müzeye ait bahçe içerisinde iki bina bulunmaktadır. Bu binalardan biri idari, diğeri ise eserlerin teşhir edildiğiMüze binasıdır.

Müze gerek ahşap işçiliğinden gerekse geç devir resim sanatından çeşitli örnekler sunar. Sergilenen resimler oldukça ilgi çekicidir. Konular arasında; ormanlık bir kıyıda görülen çoban ve sürüsü, ağaçlı koylar, ağaçlar arasındaki bir köy; çeşmeden su içen çoban ve atları, Yozgat'ın geçirdiği bir yangınla ilgili sahneler ve bazı savaş sahneleri sayılabilir. Müze’de sergilenen resimlerde bütün dinlerde kutsal kabul edilen kişi ve olayların tasvir edilmiş olması, konağı tüm semavi din mensupları için cazibe merkezi haline getirmiştir. 

            Müzede etnoğrafik ve arkeolojik eserler sergilenmekte olup, bu eserlerin çoğunluğu yöresel niteliktaşımaktadır. Ayrıca binanın içerisinde bir ihtisas kütüphanesi mevcuttur. Müzede envanterli toplam 7682 adet eser bulunmaktadır.

 7 - KARSLIOĞLU KONAĞI : (Kültür Turizmi)

Osmanlı Devrine ait olup 1883 yılında yapıldığı bilinen konak 1929 ve 1936 yılları arasında Yozgat Belediye Başkanlığı yapan Yusuf KARSLIOĞLU tarafından satın alınarak uzun süre kullanıldığı için “ Karslıoğlu konağı” olarak adlandırılmıştır.Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmak üzere 1977 yılında Kültür Bakanlığınca istimlak edilen konakta ilk restorasyon çalışmaları 1990yılında tamamlanmıştır. Atatürk’ün Yozgat’a ilk gelişlerinde (3 şubat 1934) burada kaldığı ve daha sonrada uzun bir süre Vali Konağı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Konak şu anda İl Özel İdaresinetahsisli olup, restore edilerek Yozgat Valiliği Türk Sanat Müziği Korosu çalışmalarını burada yürütmektedir.

 8 - BAŞÇAVUŞ CAMİİ : (İnanç Turizmi)

            İstanbulluoğlu Mahallesinde bulunan camii 1800 – 1801 yıllarında Başçavuş Halil Ağa tarafından yaptırılmıştır. Batı tarafı hazire olarak kullanılmış caminin iç kısmında, ağaçtan oyma stilize dal ve çiçek motifleri ve sivri nal kemerli alçı işleri görülür. Tavan, eşine az rastlanan çıkmalı rozet, stilize edilmiş bitki ve kafes motiflerinden oluşan göbek motifleri ile ahşap oymadan ibaret bir süslemeye sahiptir.

         Harim dikdörtgen planlı, düz tavanlıdır. İç mekân doğu ve batı duvarda üçer güney ve kuzeyde ikişer tane, dıştan içe doğru genişleyen dikdörtgen alt ve bunların üzerindeki üst pencereler aydınlatır. Mihrap güney duvarı ekseninde yarım yuvarlak silindirik gövdelidir. Minber mihrabın batısında, ahşap olarak yapılmıştır.

            Harimin kuzeyinde, son cemaat yerinin üzerine doğru uzanan çift katlı bir son cemaat yeri vardır. Son cemaat yeri iç ve dıştan iki büyük ahşap direkle desteklenir. Mahfilin yan kanatları güneye (kıbleye )doğru dikey uzanan bir galeri oluşturur ve birbirlerine bağdadi kemerlerle bağlanmaktadır. Mahfilin orta kısmı balkon gibi güneye doğru çıkıntı yapar. Mahfile son cemaat yerinin güneybatı ve kuzeybatıdaki merdivenlerle çıkılır. Minare harim ile son cemaat yerinin birleştiği kuzeybatı köşede bulunur. Yapıt taşıdığı mimari özellikler ve günümüze kadar ibadet mekânı olarak kullanılan ildeki sayılı mekânlardandır.

 9 - MİRALAY ŞERİFBEY KONAĞI (Sakarya İlköğretim Okulu) : (Kültür Turizmi)

 1890’lı yıllarda Yozgat’ta alay komutanı olarak görev yapan Miralay Şerif Bey tarafından yaptırılmış, Hükümet konağı arkasında Üç katlı bir binadır. Köşelerde kesme taş, duvarlarda moloz taş kullanılmıştır. Bina iki katlı olup, kat yükseklikleri taş silmelerle belirlenmiştir. Giriş güneyden sağlanmış olup, kapı kanatları ahşaptır. Birinci kat kesme sarı taştan yapılmıştır. İkinci kat ahşap dikmeler arasına helik taş dolgu şeklinde inşa edilmiştir. Giriş cephesinde ise yuvarlak kemerli dokuz adet pencere yer almıştır. Üst katta da yine kemerli dokuz adet pencere bulunmaktadır. Pencere çerçeveleri taş silmelidir. Binanın doğu cephesinde yuvarlak kemer üzerine oturtulmuş konsollu cumba mevcuttur. Kemer üzerinde rozet motifleri vardır. Bina Halen Milli Eğitim Bakanlığınca okul olarak kullanılmaktadır. Atatürk’ün Yozgat İline teşriflerinde ikamet ettiği bir konaktır.

 10 - ŞEYH NECDİ MESCİDİ (ESKİ HALK KÜTÜPHANESİ) : (İnanç Turizmi)

            Camii uzun süre halk kütüphanesi olarak kullanılan ve son şeyhinin (Şeyh Necdi) ismiyle anılan cami eski Mevlevi dergâhıçarşı içinde lise caddesi üzerinde yer alır. Banisi Konyalı Şeyh El Hac Salih Sabri Dede Efendi bin hasandır. Harim enine dikdörtgen planlı düz tavanlı kırma çatılıdır. Güneyde silindirik gövdeli bir mihrap yanında yeni ahşaptan yapılmış minber yer alır. Harime doğu duvarının ekseninden kuzeye kayan bir kapıyla girilir. Ara mekânın doğusunda iki oda yer alır. Her iki odada kareye yakın dikdörtgen planlı ve üzeri tavanla örtülüdür. Güneydeki odanın güneye bakan duvarında camideki gibi silmeli yuvarlak kemerli üç alt penceresi vardır. Eskiden Mevlevihane olarak kullanıldığı söylenen yapı da kapatılmış bir sundurma yer alır. Zamanının günümüze ulaşan sayılı eserlerindendir.

11 - CUMHURİYET İLKOKULU (BOZOK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜK) BİNASI :

(Kültür Turizmi)

            Cumhuriyet İlkokulu Medrese Mahallesi Ankara- Sivas Tur güzergâhının sağındadır.  Bodrum hariç iki katlıdır. Atatürk Devri Mimar Kemal Üslubu eseri olduğu söylenmektedir. Yapı Zamanın Maarif Vekili Necati Bey tarafından 1927’de Vali Ali Rıza Bey ve Maarif Müdürü Şevki Bey’in gayretleriyle yapımına başlanmış 29 Ekim 1930 da ilkokul olarak açılmıştır. Yapının kuzey tarafındaki girişi üzerinde oklun adı ve yapılış tarihleri yazılıdır. Kesme taştan yapılmış iki katlı,  geniş saçaklı, kırma çatılı dikdörtgen planlı bir yapıdır. Doğu-Batı doğrultusunda uzanan yapının dört köşe ve ortası iki yönde çıkıntı yapar. Bin metrekarelik bir alanı kaplayan yapının alt ve üst katı aynı planlıdır. Bina Osmanlı dönemi yapılarını hatırlatır.Cumhuriyet İlkokulu şu an Bozok Üniversitesi Rektörlük binası olarak kullanılmaktadır.

 12 – ARAP DEDE (TEKKE) CAMİİ : (İnanç Turizmi )

Camii, Tekke Mahallesi, Çamlık Caddesi ile Seyfi Ağa Caddesinin kesiştiği köşede yer alır. Camiinin kitabesi yoktur. Camiinin etrafını (kuzey hariç) çeviren hazire de tespit edilen en eski tarihli iki mezar taşı vardır. Bunlardan “H.1262 tarihli İsmail Ağa’nın eşine” ve diğeri ise “H.174 tarihli Abdullah Efendi’nin eşine” ait olanıdır. Bu iki mezar taşı da bize camiinin vakfiye tarihinden önce yapıldığının en güzel örnekleridir.

Harim kareye yakın dikdörtgen planlı düz tavanlıdır. Güneyde eksende yarım silindirik gövdeli bir mihrap, yanında (batıda) yapılmış ahşap minber yer alır. Harimin kuzeyinde önü balkon gibi kuzeye doğru çıkıntı yapan bir mahfil bulunur. Mahfile son cemaat yerinin kuzeydoğusunda, girişin yanındaki oda içerisinde bulunan merdivenle çıkılır. Batıdaki minber çok sade ve ahşaptan yapılmıştır. Doğudaki vaiz kürsüsü ise ince ahşap sütunlar üzerine oturan sade bir kuruluştur.  Harimi doğu duvarda ve batı duvarda birer, güney ve kuzey duvarda ikişer alt pencere aydınlatır. Ayrıca yalnız güney cephede alt pencerelerin üzerinde küçük birer üst pencere daha vardır. Yapının iç ve dışında süsleme yoktur. Harime güney – kuzey eksenindeki yanları profili yuvarlak kemerli bir kapı ile girilir. Harimin kuzeybatı köşesinde kare kaideli, yuvarlak gövdeli bir minare bulunur. Minareye son cemaat yerinin kuzeybatı köşesindeki kapıdan çıkılır.

Camiinin çift katlı, yanları harimin uzantısı duvarla, alt önü camekanla kapalı çok küçük bir son cemaat yeri vardır. Son cemaat yeri sonradan ince bir duvarla ikiye ayrılarak doğu tarafı bir oda haline getirilmiştir. Son cemaat yerinin önünde ve doğusunda küçük bir haziresi vardır.

Camii kırma çatılı üzeri oluklu kiremit örtülü geniş saçaklıdır. Yapı sıvalı olduğu için malzemesi hakkında bir bilgiye sahip olamıyoruz. Ama minaresi sarı kesme kum taştan yapılmıştır. Tavan ve taban ahşap döşemelidir. ildeki önemli tarihi mekânlarındandır.

 13 - CEVAHİR ALİ EFENDİ CAMİİ VE KÜLLİYESİ : (İnanç Turizmi)

Camii, Aşağıçatak Mahallesinde, eski Yozgat – Sungurlu yolu üzerinde, yoldan tahminen 1,5 m. Aşağıda inşa edilmiş olup, kırma çatılı kagir duvarlı, dikdörtgen planlı bir yapıdır. Harime giriş kapısı üzerinde bir kitabe bulunur.

            Kitabesine göre camii, H.1202 / M. 1788 yılında, Çapanoğlu Süleyman Bey’ in vekilharcı Hacı Ahmet Ağa adına Cevahir (Cevheri) Ali Efendi tarafından yaptırılmıştır. Kitabenin alt kısmında, bu kitabeyi Şükri mahlasıyla saray hattatlarından Abdülkadir el – Şükri’ nin yazdığı belirtilmiştir.  Camii ve mektebi külliye şeklinde yapılmış fakat mektebi günümüzde yıkılmıştır. Harim, dikdörtgen planlı, düz tavanlıdır. İç mekânı, her duvarda ikişer tane, dıştan içe doğru genişleyen dikdörtgen alt ve bunların üzerindeki üst pencereleri aydınlatır.  Mihrap güney duvarı ekseninde yuvarlak silindirik gövdelidir. Minber mihrabın batısında ahşap bir eserdir.  Harimin kuzeyindeki mahfil, son cemaat yerinin üzerine doğru uzanarak dıştan çift katlı bir son cemaat yeri görünümü kazandırmıştır.  Son cemaat yeri dışta ve mahfil içte iki büyük ahşap direkle desteklenir.  Mahfile harimin kuzeybatı köşesindeki merdivenlerle çıkılır.  Üst güneye doğru (kıbleye dikey) uzanan bir galeri oluşturur. Bu galeri ince uzun 7 tane sütunçelere oturur ve birbirlerine bağdadi kemerlerle bağlanır.  Mahfilin orta kısmı balkon gibi güneye doğru çıkıntı yapar. Mahfile kuzeybatıdaki merdivenlerle çıkılır. Minare harim ile son cemaat yerinin birleştiği köşede bulunur ve son cemaat yerinden çıkılır. Yapıda ahşap ve kalem işi süslemelere rastlanır. Çift sıra kasetlenmiş tavanın orta kısmı, kare şeklindeki, kat kat profillerle çerçevelenmiştir.  Bu profillerin üzeri oyma ve kalem işi, bitkisel ve geometrik motiflerle bezenmiştir. Minber, çok sadedir. Korkulukları kafes oyma tekniği ile yapılmıştır. Harimdeki en güzel ahşap süslemelerden birisi de vaiz kürsüsünde görülmektedir. Ayrıca duvarlarda ve bazı kemer alınlıklarında madalyon içlerine yapılmış yazı motifleri de dikkatimizi çeker. Harimin daha süslü olma ihtimali varken, yapılan sıva ve onarımlar neticesinde bu süsler kaybedilmiş veya tahrip edilmiştir. Yapı dışında pek süsleme ile karşılaşmayız. Kare kaideli, çokgen gövdeli, soğan biçimli topuklu, kademeli silmeli şerefeli, geç devir özellikli tipik minaresi ve çift katlı son cemaat yeri ile dikkatimizi çeker. Yapıyı çevreleyen sarı kesme taştan yapılmış avlu duvarı vardır. Avluya, batı ve doğu yönündeki yuvarlak kemerli, Çapanoğlu Camii’ nin doğu kapısının benzeri olan ufak bir kapıdan girilir.  Minarenin kuzey dibine Cevheri Ali Efendi kendisi için mezar yaptırmış fakat İstanbul’da ölmesi ile yerine anadan kardeşi Hacı Osman Ağa gömülmüştür.  Mezarını yaptırdığı için onun hatırasına baş taşına adını ve vefat tarihini yazmışlardır. Kendi mezarı ise İstanbul Karacaahmet mezarlığın da yer alır.

 14 - NAKIPZADE (HOŞYAR KADIN) CAMİİ : (İnanç Turizmi)

            Köseoğlu mahallesindeki caminin harime giriş kapısı üzerindeki medrese kitabesine göre H.1260, M.1844 tarihinde II. Mahmut ‘un II. Kadını olan Hoşyar Kadın tarafından medrese ile birlikte yaptırılmıştır.

Kitabede  Beyhan Sultan’ın manevi kızı, Mihrimah Sultan’ın kızı gibi görülen Hoşyar kadın, aslında Beyhan Sultan’ ın manevi annesi, Mihrimah Sultan’ın öz annesidir.  Her iki kızının da kendinden önce öldüğü kitabede belirtilerek onların adına bu eseri yaptırdığı yazılıdır. Ayrıca, kitabe ustası Ziya isimli biridir.

            Harim boyuna dikdörtgen planlı düz tavanlıdır. Güneyde eksende beşgen gövdeli bir mihrap, yanında (batıda )korkulukları kafes oyma tekniği ile yapılmış orijinal ahşap minber yer alır. Mihrap renkli rehberlerden yapılmıştır. Doğu duvarda güneydeki pencerelerden ikisinin arasında, pencere içinden geçilerek çıkılan balkonumsu bir vaiz kürsüsü vardır. Vaiz köşkünün önü ahşap parmaklıkla, yanları taş silmelerle süslenmiş yuvarlak kemerlidir. Harimin kuzeyinde önü balkon gibi güneye doğru çıkıntı yapan bir mahfil bulunur. Mahfille son cemaat yerinin kuzeydoğusundaki son cemaat yan duvarı içindeki merdivenlerle çıkılır. Harimi doğu ve batı duvarda üçer güney ve kuzey duvarda ikişer alt pencere ile onların üzerindeki üst pencereler aydınlatılır. Harimin kuzeyinde yanları harimin uzantısı duvarla, önü camekanla kapalı, dört sütun üzerine oturan üç yuvarlak kemerle dışarı açılan çift katlı bir son cemaat yeri vardır.  Harim ile son cemaat yerini mihrap eksenindeki bir kapı halka biçimli kaval silmeli şerefeli bir minare bulunur. Minareye güneybatı köşedeki kapıdan çıkılır.  Harim içinde süsleme olarak minberin kafes oyma tekniği ile yapılmış korkulukları, vaiz kürsüsü köşkü ve yanındaki selvi motifli bezemeler ile kesme taştan yapılan binanın duvarlarındaki silmeleri dikkate çeker.

15 - ŞEHZADE AHMET EFENDİ CAMİSİ VE TÜRBESİ  : (İnanç Turizmi)

Taş Köprü Mahallesinde olan camii 1858–1859 yıllarında inşa edilmiştir.

Şeyh Hacı Ahmet Efendi tarafından yaptırılmış olup, kitabesi Terki mahlasıyla Hacı Ahmet Efendi tarafından yazılmıştır.

Harim boyuna dikdörtgen planlı düz tavanlıdır. Güneyde eksende yarım silindirik gövdeli mihraplı, yanında (batıda) korkulukları kafes oyma tekniği ile yeni yapılmış ahşap minber yer alır. Minber, mihrap ve yanındaki ahşap süslemeler camiinin 1990’lardaki tamiratı sırasında yapılmıştır. Harimin kuzeyinde önü balkon gibi kuzeye doğru çıkıntı yapan bir mahfil bulunur. Mahfile son cemaat yerinin kuzeybatısına, girişin yanındaki merdivenle çıkılır. Mahvilin altı ikiye bölünmüş, kuzeydoğu kısmı bir oda haline getirilmiş, batısında ise dört tane halvet hücresi yapılmıştır. Halvet hücrelerinin önünde, mahfili taşıyan direklerle hücreler arasında bir boşluk oluşmuştur. Mahvilin kuzey duvarında da altı tane halvet hücresi yer alır. Bu haliyle cami, tekke + cami görünümündedir. Camiye bağlı tekke, bu günkü caminin batısında ve 5 – 10  metre uzaklıktadır. Harimin doğu ve batı olmak üzere iki kapısı vardır. Doğudaki kapıdan türbe önündeki boşluğa, kuzeybatıdaki yuvarlak kemerli kapıdan da harime girilir. Harimin içinde süsleme olarak kasetleme tekniğiyle yapılmış tavanı ve üst kafesleri ile mihrap alınlığında ahşap üzerine; saray hattatlarından Abdülkadir el – Şükri’nin yazdığı “İhlas Suresi”  ve pencereler üzerindeki boşlukta iki sıra şerit halinde devam eden  “ Esmaül Hüsna”  ve “Fetih Sureleri” dikkat çeker.  Türbe içinde Şeyh Hacı Ahmet Efendi, iki oğlu ve torunu yatmaktadır.

16 – MUSA AĞA CAMİİ : (İnanç Turizmi)

            Cami Nohutlu mahallesi Musa Ağa Sokağında yer alır. Kitabesine göre cami H.1215 - M.1800 yılında Çapanoğlu Süleyman Bey’in harem kethüdası Musa Ağa Bin Hasan tarafından yaptırılmıştır. Caminin doğu, kuzey ve batısında  haziresi vardır. Mezarı camiin doğusunda ona 4 - 5 m. uzaklıktaki hazirede yer alır. Cami harim boyuna dikdörtgen planlı düz tavanlıdır. Güneyde eksende silindirik bir mihrap yanında korkulukları kafes oyma tekniğinde yapılmış orijinal ahşap minber yer alır. Güneydoğuda ise korkulukları kafes oyma tekniğinde yapılmış vaiz kürsüsü yer alır. Mihrabın sağ ve sol kısmında taran çapı 37 cm, yüksekliği 74cm olan iki bakır şamdan yer alır. Son cemaat mahallinin kuzeydoğusunda kare kaideli çokgen gövdeli bir minare bulunur. Süsleme bakımından kafes oyma tekniği ile geometrik süslemeler bolca kullanılmıştır. Bunun yanında harimi dörtbir yandan çeviren sülüs yazı kuşağı yer alır. Yapının iç ve dışında başka süsleme yoktur. Ayrıca son cemaat yerinin tam karşısında bir çeşme kalıntısı yer  alır.

17 - AKDAĞMADENİ KİLİSESİ : (İnanç Turizmi)

            İlimiz Akdağmadeni İlçesi Tahmaz Mahallesinde bulunan kilisenin 1862 tarihinde yapıldığı kitabeden anlaşılmaktadır. Ön cephesi kesme taş, diğer cepheleri kesme mermer taşlardan yapılmış olan kilisenin, ön kısmında yuvarlak kemerli giriş boşluğu bulunmaktadır. Kemerler Ortada iki adet yuvarlak, yanlarda ise iki adet köşeli taşlarla birbirine bağlanmıştır. Giriş kapısı yuvarlak kemer süslemeli ve kapı üzerinde çerçeve içerisinde 11, çerçeve altında da 2 adet gerekçe kitabe mevcuttur. Kilisenin iç kısmı dikdörtgen planlı oluptabanı taş döşelidir. Kilisenin içerisinde kiliseyi doğu, batı doğrultusunda üç eşit parçaya bölen sekiz adet yuvarlak sütunbulunmaktadır. Sütunlar birbirlerine yuvarlak kemer ve ağaçhatıllarla bağlanmıştır. Kilisenin iç kısmındaki sıva üzerinde yer yer renkli hac ve geometrik süslemelergözükmektedir.

18-ESKİ HAPİSHANE BİNASI  (Kültür Turizmi)

Eski Hapishane Binası İlimiz, Akdağmadeni İlçesindedir. Dikdörtgen planlı olan yapının iki girişi bulunmaktadır. Arka giriş Sakarya caddesine açılır. Yuvarlak kemerli ve demirli pencereli büyük kapı çarşı caddesine açılan esas giriş kapısıdır. Giriş kapısının dış duvarları tamamen kesme mermerden kaplıdır. Giriş kapısı yuvarlak kemerli ve kemerin ortasında oturan profilden bir aslan kabartması, iki yandan çember içerisinde eski yazı kitabe ve simetrik olarak dörder adet çiçek kabartma motifleri vardır. Bina üstlendiği mimari özelliklerle günümüzde zamana meydan okuyan sayılı yapılardandır. Bina Restore edilerek turizme kazandırılmıştır.

19-SAĞLIK OCAĞI (KÜPÇÜOĞLU EVİ) : (Kültür Turizmi)

            İlimiz, Akdağmadeni ilçesinde bulunan bina kare planlıdır. İki katlı dış yüzeyinin köşe taşları kapalı ve pencere kemerleri düzgün kesme mermer taştan diğer kısımları basit mermerden yapılmıştır. Giriş kapısının önünde sekizgenli ve düz başlıklı iki mermer sütun ve girişin üstünde aynı özellikte olmak üzere bir balkon mevcuttur. Tavanı ise kabartma süslemelidir.

20 - OSMAN PAŞA (EMİRCİ SULTAN) TÜRBESİ  : (İnanç Turizmi)

Yozgat ili Merkez ilçesine bağlı Osman Paşa Köyü’nde bulunan Osman Paşa Camisi’ne bitişik olan bu türbenin yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır.

Ahmet Yesevi’ nin halifelerindendir. Lakabı şerifüddün, Babasının adı Muhammed’ dir. Emirci Sultan olarak bilinmektedir. Doğum tarihi bilinmemektedir. Ölüm tarihi 1240’tır. Türbe içerisindeki sandukalardan birinin 1239 – 1240 tarihli Emir Sultan Şerefüddin İsmail Bin Muhammed’e aittir. Buna dayanılarak türbenin 1239 veya 1240 yıllarında yapıldığı anlaşılmaktadır. Türbesi Yozgat'ın Osmanpaşa kasabasındadır. Asıl adı Osman'dır. Babası çocukluğunda Ahmet Yesevi'ye gönderir. Ahmet Yesevi'nin yanında birçok kerametler gösterir bir gün Yesevi Dergâhına Çin'li tüccarlar gelir. Ülkelerinde ejderha türediğini ve insanları öldürdüğünü söylerler. Ahmet Yesevi Hazretlerinden yardım isterler. Ahmet Yesevi Dervişlerine Çin'e kim gitmek ister deyince dervişler "emir sizindir" derler ama içlerine de bir korku düşer. Bu sırada Osman Efendi gitmek istediğini söyler Ahmet Yesevi Osman'ın beline tahta bir kılıç kuşandırarak dualarla uğurlar. Osman Efendi tahta kılıcıyla Çin diyarında ejderhayı öldürür ve geri döner. Başından geçenleri ve ejderhayı nasıl öldürdüğünü hocasına anlatır. Ahmet Yesevi'de ona "Emiriçin" lakabını verir. Bu lakap zamanla bozularak Emirci'ye dönüşür ve Yozgat yöresinde, Osman Efendi hakkında bu lakap kullanılır. Osman Efendi bir görüşe göre Ahmet Yesevi'nin 1194 yılında vefatıyla Türkistan'da duramaz Rumeli'ye doğru yola çıkar, bir görüşe göre de Ahmet Yesevi'nin isteği ve iradesi doğrultusunda Anadolu'ya gelir daha sonra Yozgat'ın Keçikıran köyüne yerleşir bu sırada Sivas'a vali tayin edilen Selçuklu veziri, Emiri Çin'in şöhretini duyar yanına gelir sohbetinde bulunur, talebesi olur. Selçuklu Hükümdarına bir mektup yazarak valilikten istifa eder ve şeyh Osman'ın zaviyesi çevresindeki bir kaç köyü ve bir miktar araziyi satın alarak vakfeder. O günden sonra da tekkenin ad Osmanpaşa Tekkesi olur. Köyde bu günkü Osmanpaşa Kasabasıdır.

21 - GÖRPELİ TÜRBESİ : (İnanç Turizmi)                                                   

Yozgat ili Merkez ilçesine bağlı Görpeli Köyü’nde bulunan bu türbenin kitabesi bulunmadığından kime ait olduğu ve yapım tarihi bilinmemektedir. Türbenin yanında bir çeşme mahzeni bulunmaktadır.

 22 - ÇAPANOĞULLARI AİLE TÜRBESİ;(İnanç Turizmi)

 İlimiz Merkez İstanbulluoğlu Mahallesi’nde Cumhuriyet Meydanı yakınında bulunan Çapanoğlu Camisinin doğu cephesinde bulunan türbe 1777 – 1779 yıllarında cami ile birlikte Mustafa Bey tarafından yaptırılmıştır. Bunu belirten bir de vakfiyesi bulunmaktadır. 
Türbe kesme taştan kare planlı olup, üzeri kubbe ile örtülüdür. Türbeye dış cami içerisine açılan yuvarlak kemerli bir kapıdan girilmektedir. İç mekân güney ve doğuda iki, kuzeyde de dikdörtgen bir pencere ile aydınlatılmıştır. Bu pencerelerin üzerinde vitray pencereleri bulunmaktadır. Türbe içerisinde herhangi bir bezemeye rastlanmamaktadır. Yalnızca lahitler üzerinde “S” ve “C” kıvrımları, kabaralar, bitki motifleri, hançer, kılıç ve serviler kartuşlar içerisine işlenmiştir. Osmanlı mezar taşlarında görülen boyamalar burada da uygulanmıştır.

23 - ALİ ÇELEBİ TÜRBESİ : ( İnanç Turizmi)

Yozgat İli, Akdağmadeni İlçesi, Çalışkan Köyü’ndeki bu türbe içerisinde gömülü olan Ali Çelebi’nin kimliği hakkında bir bilgiye rastlanmamıştır. Yapı üslubundan XV. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Kesme taştan baldaken tarzında bir türbe olup, kare planlıdır. L şeklindeki ayaklar arasında bulunan sivri kemerler küçük bir kubbeyi taşımaktadır. Türbe içerisinde kırık bir mezar taşı bulunmaktadır.

 

24 - MAHMUT ÇELEBİ TÜRBESİ : (İnanç Turizmi)

Yozgat ili Akdağmadeni ilçesi, Çalışkan Köyü’ndeki bu türbe Ali Çelebi Türbesi’nin yanındadır. Türbe içerisindeki mezar taşlarından öğrenildiğine göre, H.882 (1477) yılında yapılmıştır. Bu türbe Muşallim’in torunu Ali Çelebi’nin oğlu Mahmut Çelebi’ye aittir. 
Türbe kare planlı olup, moloz taştan ve devşirme taşlardan yapılmıştır. Günümüze gelebilen kalıntılardan türbenin kuzey yönünün kapatıldığı ve diğer yönlere de sivri kemerlerle açıldığı anlaşılmaktadır. Türbe içindeki kırık mezar taşı üzerinde Kuran’ın 112..Suresi yazılıdır.

 25 – ÇANDIR ŞAH SULTAN HATUN TÜRBESİ : (İnanç Turizmi)

 

 

Yozgat Nerededir Google Mapsta Yozgat


Şunu daha büyük bir haritada görüntüle: Location Klasik Keyifler 2012

Yozgat Ziyareti yapmayı Düşünüyorsanız size küçükde olsa bir bilgi vermesi amacıyla Yozgat gezinizde yol gösterici olacak bu sayfada,Yozgat tanıtım videosu,Yozgat görülebilecek yerlerle ilgili tanıtım filmini izlemek faydalı olacaktır.Yozgat tanıtım filmini izleyin

Ucuz Yozgat Otobüs BİLETİ Almak İçin Tıkla

Ucuz Yozgat Otobüs BİLETİ Al

Ucuz Yozgat Uçak BİLETİ Almak İçin Tıkla

Ucuz Yozgat Uçak BİLETİ Al

Yozgat Tanıtım Filmi

Yozgat Gezilecek Yerleri İZLE

Yozgat Manzaraları

Yozgat Turizmi ve Şehir Rehberi - İl Belgeseli İZLE-VİDEO Haberi Oku, Yozgat Turizmi ve Şehir Rehberi - İl Belgeseli İZLE-VİDEO Haberi Paylaş ve Yorum Yap
Etiketler; »Yozgat Turizm »Yozgat Gezi Rehberi »Yozgat Otobüs Uçak Bileti
Etiketler » Yozgat Turizm   » Yozgat Gezi Rehberi   » Yozgat Otobüs Uçak Bileti  

DİĞER SEYAHAT HABERLERİ

1 2 3 4 5 6 İleri
otobus ucak bileti
OnlineALL.Net Güvenli Site haberler OnlineALL.Net Facebook OnlineALL.Net Twitter OnlineALL.Net Google+ Bizi Google+'da bulun