Online Otobüs Uçak Bileti Uçak Bileti Al
  • has-turizm-otobus-bileti-onlineallnette
  • varan-turizm-otobus-bileti-sitemizde
  • ulusoy-turizm-otobus-biletleri-sitemizde
  • metro-turizm-online-otobus-bileti-al
  • otobus-ucak-biletiniz-artik-hem-android-hem-de-iphone-ipadde
  • otobus-ucak-biletleriniz-iphone-ve-ipadde-ucretsiz-indir
  • otobus--ucak-bileti-android-ile-cebinizde
Hava - Yol - Trafik - Mesafe Hesaplama »
Diyarbakır Çermik Tanıtım Filmi - En Ucuz Bileti Online Al - OnlineALL.Net

Diyarbakır Çermik Tanıtım Filmi

Diyarbakır Çermik Tanıtım Filmi

En Ucuz Diyarbakır Otobüs Bileti Alabileceğiniz Site: www.onlineall.net 
En Ucuz Diyarbakır Uçak Bileti Alabileceğiniz Site: www.ucakbiletiall.net



TARİH

 

Çermik, çok eski bir tarihi geçmişe sahiptir. En son 2005 yılında yapılan bilimsel araştırmalarda, ilçemizin Sinek Çayı kaynağı yakınlarında keşfedilen Sinek Çayı Kayaaltı Sığınağı’ndaki kabartmaların günümüzden 15.000 ile 13.000 yıl öncesine (Üst Paleolitik ile Mezolotik Çağ) ait olduğu tahmin edilmektedir. Dünyada ilk uygarlıkların Mezopotamya (Dicle ve Fırat arasındaki topraklar) bölgesinde ortaya çıktığı düşünüldüğünde, Mezopotamya

bölgesinde yer alan Çermik’in tarihi daha da önem arz etmektedir. Çermik, geçmişinde bir çok medeniyete ve kültüre ev sahipliği yapmıştır. 

 

Çermik bölgesi, İslamiyet’ten önce Azerbaycan ve Doğu Anadolu’da hüküm süren Arsaklı Devleti (M.Ö. 66-M.S. 395) nin, Alenik Eyaleti’ne bağlı bir sancak olduğu, 7.asır müellifi Mövses’in “Armenya Coğrafyası” adlı kitabından anlaşılmaktadır. Muş Ovası’nda Khoren denilen bölgede doğup büyüyen ve Arsaklılar dönemindeki düzeni tanıtan 7.asır müellifi Mövses, “Armenya Coğrafyası” adlı kitabında, Siirt’ten Birecik’e ve Cermug (Çermik) ‘den Cizre’ye kadar olan Yukarı-Dicle Bölgesi ile Fırat Nehri solundaki yerleri içeren bölge, Alenik Eyaleti olarak tanımlanmakta ve buradan “Cermug” adıyla bahsedilmekte olup, buranın 7. sancak olduğu belirtilmektedir.

 

Yukarı-Dicle ve Fırat Bölgesi’nin en iyi yerli kaynağı olan Süryani Rahip Amidli Mar Yeşua, 494-507 tarihlerini kapsayan “Urfa ve Diyarbakır’ın Felaket Çağı” isimli kitabında 499 yılı İlül (Eylül) ayında meydana gelen depremi anlatırken şöyle demektedir: “Yeryüzünde gökten gelen korkunç bir ses işitildi. Öyle ki, bu gürültüden yeryüzü temelinden sarsıldı. Bütün köy ve kasabalar bu sesi işitmiş ve zelzeleyi duymuştu. Her bucaktan tehlike söylentileri ve kötü haber geldi. Bir takımlarının söylediğine göre, Fırat ırmağı ile Aberna (Çermik) sıcak su kaynağında mucizeli bir belirti görülmüştü. Bu söylentiye göre bunlar (Fırat ile Kaplıca) kaynaklarından kurumuşlardı."

 

Hz. Ömer döneminde İslam kumandanlarından Halid Bin Velid ile İyaz Bin Ganem’in 639 yılında Diyarbakır’ı fethi ile birlikte, Çermik de İslam topraklarına katılmıştır. 1185-1232 yıllarında Çermik’te hüküm süren Artuklular, günümüzde bile ayakta duran Haburman Köprüsü ve Ulu Cami gibi önemli tarihi eserleri miras bırakmışlardır.

 

Osmanlı Hükümdarı Yavuz Sultan Selim ile Safevi hükümdarı Şah İsmail arasında meydana gelen Çaldıran Savaşı’nda (1514) Şah  İsmail’in yenilmesinden sonra, Diyarbakır halkı Yavuz Sultan Selim’i, Diyarbakır’a davet etmiştir. Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim 10 Eylül 1515 tarihinde Diyarbakır’a girmiştir. Diyarbakır halkı Osmanlı padişahını ve ordusunu davul zurnalarla, kurbanlar keserek sevinç gösterileriyle karşılamış ve Diyarbakır savaş yapılmadan Osmanlı birliğine katılmıştır. 1516 yılında Çermik Osmanlı Devletine bağlanmıştır.

 

     HISTORY    

Çermik has got a very old historical background. The latest scientific research held in 2005 shows that the reliefs in the Kayaaltı Cave towards Sinek Stream are estimated to belong 13.000 or 15.000 years from now on (the upper  Paleolithic and Mesolithic eras) . When it is thought that the first emergence of civilization in the Mesopotamia zone (the area of the Tigris–Euphrates river system), Çermik’s history in this area has more importance. Çermik has been land owner of many cultures and civilizations in its history.

 It is understood from the book of the Armenia Geography by Mövses that Çermik region was a part of Arsacid State that prevailed in Azerbaijan and Eastern Anatolia before Islam. In his book Armenia Geography, 7th century author Mövses-was born and raised in Muş-introduced the region from Siirt to Birecik and from Çermug (Çermik) to Cizre as Alenik State and he defined Çermik as Çermug and also specified here as 7th region.

Assyrian Priests Mar Yeuşa of Amid states in his book “The Disaster Age of Urfa and Diyarbakır” which is the most important domestic source of Upper Tigris–Euphrates river system region, written in İlul (September), 499 and covering the years of 66 B.C. 395 A.D.,  that : “A terrific noise was heard on earth coming from sky. It was so powerful that the earth was shaken from core. All the districts and villages heard this noise and felt the earthquake. Bad news and rumours of danger came from every part of the state. To some people, a miracle was seen at the fountain of Euphrates and Aberna (Çermik) geyser. According to sayings, the Euphrates and Aberna geyser dried completely” 

Çermik has joined to the Islam lands with Halid Bin Velid’s  and İyaz Bin Ganem’s  conquest of the Diyarbakır in the time of Hz. Ömer. The Artuqids who ruled Çermik between the years 1185-1232, built a lot of important historical buildings including Haburman Bridge and Ulu Mosque that still stand today.

After the defeat of Shah İsmail in the Çaldıran Battle, occured  between Ottoman Ruler Yavuz Sultan Selim and Safavid ruler Shah İsmail,  people of Diyarbakır invited Yavuz Sultan Selim to Diyarbakır. After that, on 10th of September  1515 Yavuz Sultan Selim went to  Diyarbakır. People of Diyarbakır met Ottoman Emperor and his army with  cheers and Diyarbakır joined to Ottoman Union without battling. In 1516, Çermik joined to the Ottoman Empire.

 

COĞRAFYA

 

ÇERMİK İLÇESİNİN COĞRAFİ DURUMU

 

A- İLÇENİN COĞRAFİ KONUMU

Diyarbakır’ın şirin İlçelerinden Çermik, 390 27‘ doğu boylamı, 380 07‘ kuzey enlemi arasında bulunmaktadır. Denizden yüksekliği 700 metredir. 1032 km yüzölçümüne sahip olan ilçemizi; kuzeybatı ve kuzeyden Çüngüş, doğudan Ergani, güneyden Siverek (Şanlıurfa) ve batıdan Gerger (Adıyaman) ilçeleri çevrelemektedir. Çermik ilçe merkezi, Diyarbakır’ın kuzeybatısında yer alır. Diyarbakır’a uzaklığı 89 km’dir. Çermik ilçesi kuzeyden Güneydoğu Torosların devamı olan dağlar ve tepelerle çevrilidir. İlçenin batısında Aşukar Tepesi, kuzeybatısında Gelincik Dağı, kuzeyinde Heykel Tepesi, güneyinde ise Petekkaya Sırtları yer alır. Dağların yüksekliği kuzeyden güneye doğru azalma gösterir. İlçenin önemli akarsuları; Fırat Nehri, Kızılçubuk Çayı, Sinek Çayı, Gözsuyu ve Beylik Madrap suyudur. İlçemiz, yer altı suları bakımından zengin olup ünlü kaplıcaları ile önemli turizm potansiyeline sahiptir.

 

 

 

 

Geography 

Geographical  position of ÇermikÇermik, one of the charming district of Diyarbakır, is located between 39 27’ east longitude and  380 07’ meridian. It is 700 meters above sea level. It has 1032 km area and it’s been surrounded by Çüngüş district from northwest and north, by Ergani district from east , by Siverek (Şanlıurfa) district  from south and by Gerger (Adiyaman) district from west. It is located in northwest of Diyarbakır. It is 89 kilometres away from Diyarbakır. Çermik is surrounded by rest of the Southeast Toros Mountains. There is Aşukar Hill in west, Gelincik Mountain in northwest, Heykel Hill in north,  Petekkaya Ridges in south of the district. The  height of mountains decreases from north to south . The Euphrates river, Kızılçubuk Stream, Sinek Stream, Göz Water and Beylik Madrap are important water sources of the district. Our district, with its rich mineral waters and  famous thermal springs have an important tourism potential.

 

B- DAĞLAR

 

a.Gelincik Dağı : İlçenin kuzeybatısında bulunmakta olup, ilçeye yaklaşık olarak 4 km uzaklıktadır. Güneydoğu Torosların bir kolu olan dağın devamlılığı 10 km’yi geçmektedir. 

 

b.Aşukar Tepesi: İlçenin batısında bulunmaktadır. Sinek Çayı bu tepenin alt tarafından geçmektedir. İlçeye 500 m mesafededir. Halk arasında bu dağın ses kısıklığına iyi geldiğine inanılır.

c.Petekkaya Sırtları: İlçenin güney kısmında bulunmaktadır. İlçeye uzaklığı yaklaşık olarak 2 km’ dir. Bu dağlık kesimde birçok mermer ocağı işletmesi bulunmaktadır.

 

d. Heykel Tepesi: İlçenin kuzey kısmında bulunmaktadır. İlçenin üzerinde bir heykel gibi durduğundan bu ismi almıştır.

 

Mountains

Gelincik Mountain: It is in the northwest of the district and 4 kilometres away from the district. It is one of range of  the Southeast Toros Mountains and it is longer than 10 kilometres.

Aşukar Hill: It is in the west of the district . The Sinek Stream  pass from this foothill. It is 500 meters away from district. It is believed that this mountain is good for hoarseness.

Petekkaya Ridges: It is in the south of the district. It is about 2 km away from the district. There are many marble quarries in this highland.

 Heykel Hill: It is in the north of the district. Since it stands like a statue, it’s called as Heykel (Heykel= Statue).

 

 

 

C- AKARSULAR VE GÖLETLER

 

a. Fırat Nehri: Türkiye’nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağı olan Fırat nehri ilçemizin batısından geçerek, ilçemiz ile Gerger arasında sınır oluşturmaktadır. Bu nehir üzerinde kurulan Atatürk Barajı’nın göleti ilçemizin topraklarını da içine almaktadır.

 

b. Kızılçubuk Çayı: Bir kolu ilçemiz Yeşilova köyü Abdulaziz mezrasından, Madrap denilen bir kolu da, Kuşlukçayırı köyü Adalar mezrasından doğup Sarıca köyü topraklarında birleşerek, Bulundu ve Karakaya köyü yönünde bir yay çizer ve Sinek Çayı ile birleştikten sonra, Fırat nehrine dökülür.

 

c. Sinek Çayı: İlçemizin kuzeybatısında bulunan Sinek köyünden adını almıştır. Bu çayın kaynağı Sinek köyü sınırları içerisindedir. Yukarışeyhler ve Asmalı köylerinden gelen kolla birleşen Sinek Çayı, Çermik Kalesi‘nin bulunduğu tepenin batı eteklerinden geçerek, Karakaya köyü altında Kızılçubuk Çayı ile birleşir.

 

d. Göz Suyu: İlçemizin Kaplıcalar mevkiindeki, “Göze” adı verilen kaynaktan doğmaktadır. Evsel bahçeleri sulamasında kullanılan bu su, Haburman Köprüsü yakınlarında Sinek Çayı ile birleşmektedir.

 

e.Solhan Deresi: Güçlütaş köyü topraklarından doğup, bu köyle birlikte Gürüz ve İkiçeltik köyü topraklarından geçer. Özellikle çeltik ekimi için kullanılır.

 

f.Halilan Göleti: Halilan Sulama Göleti, DSİ X. Bölge Müdürlüğü’nce 1984 yılında işletmeye açılmıştır. Gölet, ilçemizin güneydoğusunda Yiğitler köyü topraklarında bulunmaktadır. 6800 dekar alanı sulayabilmektedir. 

 

C. RIVERS AND PONDS

a. The Euphrates River (Fırat): The Euphrates River, being Turkey’s most fertile river and having the highest water potential, flowing through the west side of our district, forms the border between our district and Gerger. The pond of The Atatürk Dam, which is built on this river, is also in our district’s territory.

b. Kızılçubuk Stream: One of its tributaries emerges from Yeşilova Village in Abdulaziz Hamlet; one of its other tributaries called Madrap from Kuşlukçayırı Village Adalar Hamlet; and it combines in Sarıca village and then by arching in the direction to Karakaya Village, it combines with Sinek Stream and empties into The Euphrates River.

c. Sinek Stream: Its name comes from Sinek Village which is located in the northwest edge of our district. This stream’s spring is in Sinek Village’s boundaries. By combining with a tributary coming from Yukarışeyhler Village and Asmalı Village and passing through the west foot slope of the hill on which Çermik Castle is located, it combines with Kızılçubuk Stream beneath Karakaya Village.

d. Göz Water: It emerges from a spring called “Göze” in our district’s Kaplıcalar district.  This water, used for irrigation of domestic gardens, combines with Sinek Stream near Haburman Bridge.

e. Solhan Stream: Emerging from the lands of Güçlütaş Village it passes through Gürüz Village and İkiçeltik Village, too. It is specifically used for planting paddy. 

f. Halilan Pond: Halilan Irrigation Pond was opened in 1984 by the State Hydraulic Works (DSİ). This pond is on the lands of Yiğitler Village, located on southeast edge of our district. It can be used for irrigation of  6800 decare area.

 

 

D- İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ

 

a.İklim: İlçemizde karasal iklim hüküm sürmektedir. Yazları sıcak ve kurak geçen ilçemizde, yağışlar genellikle Akdeniz iklimi ile Karasal iklim arasında geçiş dönemi olan ilkbahar aylarında düşer. İlçe sonbahar ve kış mevsimlerinde Sibirya’dan gelen yüksek basıncın, ilkbahar ve yaz mevsimlerinde ise, genel olarak Basra Körfezi’nde meydana gelen alçak basıncın etkisi altında kalır. Çermik ilçesinde sıcaklık en yüksek değere temmuz ayında ulaşır. Temmuz ayı sıcaklık ortalaması 29,6 oC’dir. İlçede sıcaklığın en düşük olduğu ay ise ocak ayıdır. Ortalama sıcaklık 2,1 oC’dır. Yıllık ortalama yağışlı gün sayısı 60,7’dir. Yağışlı gün sayısının en fazla olduğu ay ocak, en az olduğu ay ise ağustostur. Uzun yıllık rasatlara göre rüzgarların yön ve hızlarının değiştiği görülür. Yıllık ortalama rüzgar hızı 1.975 m/sn’dir. Yapılan gözlemlere göre hakim esme yönü Kuzey-Batı ve esme sayısı 760’dır.

 

D. CLIMATE AND VEGETATION COVER

a. Climate: Our district has continental climate. It is hot and dry in summers, rainfall occurs mostly during the spring which is a transitional period between Mediterranean climate and continental climate. The district is under high-pressure coming from Siberia in autumn and winter; and in spring and summer, it is under low-pressure which generally occurs on the Persian Gulf. It reaches its highest temperature in July. High temperature averages around 29,6 °C in July. On the other hand, the lowest temperature occurs in January. Low temperature averages around 2,1 °C. It has an annual average precipitation of 60,7 days. The highest amount of rainfall is observed in January and the lowest is in August. According to observation made for many years, it has showed up that direction and velocity of the wind has changed. The annual average wind velocity is 1.975 m/s. According to the observations made, dominant wind direction is North-West and wind blowing number is 760.

 

TARİHİ VE TURİSTİK YERLER

 

ÇERMİK MELİKE BELKIS KAPLICALARI

 

İlçe merkezinin Hamambaşı mevkiinde bulunan Melike Belkıs Kaplıcaları, tedavi özellikleri ve niteliği bakımından dünyanın en iyi kaplıcalarından biri olup tarihin çok eski dönemlerinden beri insanlığa şifa dağıtmaya devam etmektedir. "Büyük Paşa” ve “Küçük Paşa” denilen tarihi hamamların yanında iki adet localı ve bir adet “Özel Aile Kabinleri” olmak üzere beş ayrı bölümde hizmet verilmektedir. Çermik Melike Belkıs Kaplıcaları dört mevsim hizmete açıktır. Tedavi amaçlı kullanımı genellikle haziran-eylül ayları arasında yoğunluk kazanmaktadır. Kaplıcaların su sıcaklığı  48 oC olup tavsiye edilen kullanım süresi 21 kürdür.

HISTORICAL AND TOURISTIC PLACES

Melike Belkıs Thermal Springs of Çermik

Melike Belkıs Thermal Springs, located in the region of Hamambaşı in Çermik, are one of the best thermals all over the world with its quality and treatment features. And also it has been serving for the recovery of illnesses since the ancient times. Besides the historical baths called ‘Büyük Paşa’ and ‘Küçük Paşa’, there are also special family cabinets. Melike Belkıs Thermal Springs are serving throughout four seasons. Generally, there is a density between June and September because of the usage of thermal for treatment. The heat of thermal spring water is   48 °C and advised time for using is 21 cure.

 

KAPLICA SUYUNUN ÖZELLİKLERİ

 

Kaplıca suyu en son 05/04/2005 yılında 1192 protokol numarasıyla “Sağlık Bakanlığı  Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Çevre Sağlığı Araştırma Müdürlüğü” tarafından analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre kaplıca suyunun kimyasal ve bakteriyolojik yönden insan sağlığına elverişli olduğu görülmüştür.

 

The Features Of Thermal Spring Water

The thermal spring water was last analysed and approved by Ministry Of Health in 05/04/2005 with special number 1192. According to the results of the analysis, the thermal spring water is beneficial for human health  with chemical and bacteriological aspects.

 

 

KAPLICA SUYUNUN ŞİFALI GELDİĞİ HASTALIKLAR

 

Kaplıca suyunun niteliğine göre tıbbi açıdan değerlendirilmesi yapılmış ve Sağlık Bakanlığının 06.06.2005 tarihinde yapılan Tıbbi Değerlendirme Kurulu toplantısında aşağıdaki hastalıkların tedavisinde kullanılabilir olduğu anlaşılmıştır:

1- İltihabi Romatizmalar

2- Kronik Bel Ağrıları

3- Kireçlenmeler

4- Eklem Hastalıkları

5- Kas Ağrıları ve Kas Romatizmaları

6- Yaralanma ve Cilt Hastalıkları

7- Yumuşak Doku Hastalıkları

8- Sinir Sistemiyle İlgili Hastalıklar

9- Genel Stres Bozuklukları

10- Spor Yaralanmaları ve Tedavisi

11- Kadın Hastalıkları

12- Kemik Erimesi

13- İdrar Yolları ve Safra Kesesi Rahatsızlıkları

14- Ortopedik Operasyonların, Beyin ve Sinir Cerrahisi sonrası gibi uzun süreli hareketsiz kalma durumlarında etkilidir. Melike Belkıs Kaplıcaları çevresinde birçok otel ve pansiyon bulunmaktadır. Yatak kapasitesi 1200‘ün üzerinde olan bu otel ve pansiyonlarda her bütçeye uygun barınma olanağı mevcuttur. Çevre il ve ilçelere yakınlığı nedeniyle kaplıcalara günübirlik ziyaret yapılabilmektedir.

Illnesses Treated By Thermal Spring Water 

 

The Thermal Spring Water was  analysed and evaluated for its quality in a medical way. According to the Meeting Of  Medical Evaluation Committee in 06/06/2005 , the healing water is good for numerous diseases. These diseases are:

 

  • Inflamed Rheumatism
  • Chronic Backaches
  • Osteoarthritis
  • Bone and Joint Diseases 
  • Muscle Aches and Muscle Rheumatisms
  • Injuries and Skin Diseases
  • Smooth Tissue Diseases
  • Nervous System Diseases
  • General Stress Disorders
  • Sports Injuries and Treatment
  • Gynecology ( Women’s Diseases )
  • Osteoporosis
  • Urinary Tract Infections and Gallstone Disorders 
  • The Diseases Following Orthopedic Operations
  • The Diseases Following Neurosurgery Operations

 

There are lots of hotels and pensions around Melike Belkıs Thermal Spring. They have a bed capacity over 1200 and are  affordable for everyone to stay in. You can visit this Thermal Spring everyday because it is close to the district centres.

 

KONAKLAMA VE ULAŞIM

 

Çermik kaplıcalarına ulaşım konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanmamaktadır. Günün her saatinde Diyarbakır, Ergani ve Siverek’e otobüs ve minibüs seferleri düzenli olarak yapılmaktadır.

 

Accommodation And Transportation 

There isn’t a transportation problem of Çermik Thermal Springs. You can find buses or minibuses for Diyarbakır, Ergani and Siverek at any time of the day.

 

Haburman Köprüsü: İlçenin batı çıkışında Sinek Çayı üzerindedir. İsmini bu köprünün batısında yer alan Haburman Köyünden almaktadır. Yontma iri beyaz taştan yapılan ve biri ana göz olmak üzere toplam üç gözden oluşan köprünün uzunluğu 108 m, genişliği 5,5 m, en yüksek yeri ise 12,5 m’dir. Bu yükseklik kenarlara doğru gidildikçe azalmaktadır. Köprünün duvarlarında üç kitabe bulunmaktadır. Bunlardan ikisi yapılışına, diğeri ise tamirine aittir. Bu kitabeden şunlar okunabilmektedir: 

“Bismillahirrahmanirrahim. (Haz)a ma tetavva’at bi’amelihi Zübeyde Hatun İbneti El-Emir Ül Ecel, Necmettin Albi ibn Timurtaş hamahal-lah. Fi seneti Hamse ve Seb’ine ve Hamse-mi’e 575 (1179)

Türkçesi: Besmele. Bunun yapımını değerli Emir Necmeddin Albi’nin kızı Zübeyde Hatun’un yardımları ile Tanrı onu korusun.595 yılında inşa etti.

Bu kitabeden Haburman Köprüsünün Artuk oğlu Necmeddin Albi’nin  (1152-1176) ölümünden üç yıl sonra, kızı Zübeyde Hatun tarafından, kardeşi II. İlgazi (1176-1184) döneminde ve H.575 (1179) tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Köprünün büyüklüğü ve gerektirdiği harcama göz önünde bulundurulursa köprünün yapıldığı devirde bu yolun çok işlek ve önemli yol olduğu görülmektedir. Bu yolun batı yönünde iki önemli merkez vardır. Diyarbakır Halep yolunun, Karacadağ üzerinden güneybatı yönünde uzandığı bilinmektedir. Bu durumda köprü üzerinden yolun ulaşabileceği tek önemli merkez Malatya olmaktadır. 

Köprünün doğu tarafında ve güney yüzündeki ikinci kitabe tahrip olduğundan okunamamaktadır. Yer yer okunabilen birkaç kelimeden, köprünün 1241(1825-26) tarihlerinde onarıldığı anlaşılmaktadır. 

Haburman Bridge: It’s at the western outwards of the district over Sinek Stream. It was named after by Haburman Village, which is at the west side of this bridge. The bridge’s, made of huge hewn white stones and consisting of three arches, one of which is the main arch, length is 108 m, width is 5,5 m and the highest point is 12,5 m. 

This height lessens as going towards the sides. There are three epigraphs on the walls of the bridge.Two of these are related to its construction and the other is about its restoration.These can be read from the inscription:

     ‘‘In English: With the name of Allah, the beneficent,the merciful. This was constructed by dear Necmeddin Albi’s daughter, Lady Zübeyde in 595 (according to hijri calendar).May God bless her.(in the year 1179, according to gregorian calendar).

It is understood from the inscription that Haburman Bridge had been built after three years of Artuq Necmeddin Albi’s death by his daughter Lady Zübeyde in the era of her brother Ilgazi the second, in 575 of the Hegira(1179). Should the magnitude of the bridge and the expenses it needed are taken into consideration, it is seen that this road was much busy and crucial road in the period that the bridge was built.There are two important centers in the west direction of this road. Diyarbakır- Aleppo route is known as extending in the direction of southwest over Karacadağ. In this case, the only important center to be arrived via this bridge was Malatya.

As the second inscription at east direction’s south side was destroyed, it can not be read.It’s understood from a few words that can be read in patches,the bridge was restored in 1241(1825-26).

 

Sinek Köprüsü:  Çermik-Çüngüş karayolunun 6. km.sinde, ana yolun 400 m. güneyinde Sinek Çayı üzerinde yer almaktadır. Sivri kemerli ve tek gözlü olan köprü, yonu taşlardan yapılmıştır. Köprünün memba yönünden bakılınca sol tarafında yaklaşık bir metre yükseklikte basık kemerli bir hafifletme gözü bulunmaktadır. Köprü 1975 yılında onarım görmüş ve günümüzde halen aktif olarak kullanılmaktadır. 

Sinek Bridge: It is at the 6th km of Çermik-Çüngüş route, 400 m south of the main road over Sinek Stream. The sharp-arched bridge with one hole has been built from pitch-faced stone. Should it is looked at the side of the bridge’s springhead,there is one hole for weakening  in the left side which was a compressed arch that is almost 1m height.The bridge was restored in1975 and at the present day it has stil been used actively.

 

Nişnik Köprüsü: İlçemiz Çukur Mahallesi eski Siverek yolunda Hamambaşı Çayı  üzerinde bulunmaktadır. Bu tarihi köprü, ana kaya üzerine kurulan kesme taştan sivri kemer ile araları moloz taştan oluşmakta olup, iki gözlüdür. Köprünün bir gözü taş ve kayalarla kapanmış durumdadır. Yaklaşık 7 m. uzunluğunda ve 1,20 cm. genişliğinde olan Nişnik Köprüsünün yanına yüksekliği daha fazla olan betonarme bir köprü yapılmıştır. 

Nişnik Bridge: It’s in Çukur Neighbourhood of our district at early Siverek road over Hamambaşı Stream. This historical bridge consists of two arches which is including a sharp arch which is built on basic rock and the arches filled with rubble stones. One arch of the bridge has been closed by stones and rocks.Beside Nişnik Bridge which is almost 7 m length and 1,20 cm width,a reinforced concrete bridge has been built,whose height is much more than the Nişnik Bridge.

 

Ulu Cami: İlçenin batısındaki Kale Mahallesi’nde bulunmaktadır. Yapı ayrı zamanlarda inşa edilmiş bitişik iki camiden oluşmaktadır. Batı kesimi ilk yapıdan kalmış, doğudaki tek kubbeli kısım ise sonradan ilave edilmiştir. 

Ulu Caminin orta bölümünde iki adet kitabe bulunmaktadır. Yapılış kitabesinde şu bilgiler yer almaktadır: 

‘‘Cüddede İmaret’ül - Mescid El Halid bi Ebubekr Ali bin El-hac Ömer bin Mahmut. Fi seneti Erbaa…”

Türkçesi: Bunun yapılmasının, efendi, malik, adil, nimetlerin sahibi Fahreddin Kara Arslan Bin Davut, Bin Sökmen, Bin Artuk - Tanrının rahmeti onun üzerine olsun- Müslüman cemaatinin koruyucusu, din uğruna savaşan İlaldı Bin….-Tanrı….devamlı kılsın - emretti. 

Yukarıdaki kitabede adı geçen Fahreddin Kara Arslan Bin Davut, Bin Sökmen, Bin Artuk seceresinde de anlaşıldığı gibi Artuklu Hanedanının Hısn Keyfa koluna mensup olup, bu kolun 4. Sultanıdır. 539/1144-45 yılında tahta geçmiş ve 22 Ramazan 562/12 Temmuz 1167 de vefat ederek Hısn Keyfa’da defnedilmiştir.

Onarım kitabesinin Türkçesi: Bu mescidi Hacı Halid Bin Ebubekir Ali Bin Hacı Ömer Bin Mahmut 640/1242-43 yılında onarmıştır.

Bu kitabelerden anlaşılacağı üzere Ulu Cami 539/1144-45 tarihinde Hısn Keyfa (Hasan Keyf) Artuklularından Fahreddin Kara Arslan zamanında, İnaloğullarından Ebu Mansur İlaldı Bin İbrahim tarafından inşa ettirilmiştir. Yaklaşık olarak 100 yıl sonra 640(1240-43) yılında Hacı Halid Bin Ebubekir adında bir zat caminin harap olan kısımlarını onarmıştır.

Moğol istilası sonucu tahrip olan cami 1297-1302 yıllarında Selçuklu Sultanı III.Alâaddin Keykubad zamanında tekrar onarılmıştır. Son olarak 923/1517 tarihinde, caminin harap olan doğu kanadına bitişik olarak Şah Ali Bey Camii inşa edilmiştir. 

Ulu Cami‘de halk arasında kutsal emanet olarak bilinen peygamberimizin tabutu üzerine sarılmış lacivert renkli bir şal bulunmaktadır. Bu şal her sene Kurban Bayramı arifesinde ikindi namazından sonra tekbirlerle yerinden alınarak camide bulunan cemaate gösterilmektedir. 70x75 cm ölçülerinde olan bu kutsal emanette şu yazılar okunmaktadır: “Allah Celle Celaluh, Allah, Lailahe-İllallah Muhammed’ün Resullullah.”

 

Ulu Mosque: Ulu Mosque is located in the Kale Neighbourhood, in west of Çermik. The mosque consists of two semi-detached mosques, were built at different times. The building in western part has remained from the first construction, is eastern part, the only domed part was added later. 

There are two inscriptions in the middle portion of Ulu Mosque. The construction inscription includes following information: 

‘‘Cüddede İmaret’ül- Mescid El Halid bi Ebubekr Ali bin El-hac Ömer bin Mahmut. Fi seneti Erbaa…’’

In English: ‘‘Fahrettin Kara Arslan Bin Davut, Bin Sökmen, Bin Artuk who is a lord, malic, fair, the owner of blessings - God’s mercy is upon him- and İlaldı Bin…, who is the guardian of Muslim community, fighting for the sake of continuity of religion- God rest his soul- offered to built that inscriptions.”

Fahrettin Kara Arslan Bin Davut, Bin Sökmen, Bin Artuk who is mentioned in the  inscription above, is one of the member of Hısn Keyfa part of Artuk Dynasty as understood from ‘Bin Artuk’ written in inscription and is the fourth Sultan of Artuk Dynasty. He became Sultan between 539/1144-45 and died in 22nd of Ramadan, between 562/12 th July in 1167 and was buried in Hısn Keyfa. 

Restoration instruction includes following information; Pilgrim Halid Bin Ebubekir Ali Bin Pilgrim Ömer Bin Mahmut was restorated this mosque between 640/1242-43.

Ulu Mosque was built in 539/1144-45 in Fahrettin  KaraArslan, one of the member Artuk Dynasty by Ebu Mansur İlaldı Bin İbrahim , one of the member of İnaloğulları as  understood from these inscriptions. About a century later, in 640(1240-43), an honorable person called Pilgrim Halid Bin Ebubekir restorated the damaged part of mosque. 

Mosque which had been destructed by the Mongol invasion was restorated by Alaaddin Keykubad the Third, Sultan of the Seljuks in 1297-1302. Lastly, in 923/1517 Shah Ali Bey Mosque was built next to the damaged eastern side of the mosque. 

A dark blue shawl, known as holy relic, which was used to cover the coffin of our prophet Muhammad (peace be upon him), has been kept in Ulu Mosque. Every year, this shawl is shown on the community of mosque on the day before Sacrifice Bairam after asr prayer. The dimensions of this holy relic are 70×75 cm and on it these are written: ‘‘ Allah Celle Celaluh, Allah, Lailahe-İllallah Muhammed’ün Resullullah.’’

 

Hanbaşı Camii: İlçe merkezinde belediye hizmet binasının batı tarafında bulunmaktadır. Camiye girişte sağ tarafındaki kitabeye göre bu cami 1251(1853) yılında Hacı Muhammed’in oğlu Hacı Seyid El Hüseyin tarafından yaptırılmıştır. Kitabenin metni şöyledir:

“Muhammed El Hac Bin Ennehu

İbn Ül Hac Seyid Ül Hüseyni

Ve Kaydi Ül Hak Patihu 1251”

19,90 x 13,10 m ölçülerinde yatık dikdörtgen planlıdır. Mihrap duvarına paralel üç nefli bir plan şeması gösterir. Nefleri birbirinden ince sütunların taşıdığı iki sıra sivri kemer ayırmaktadır. Binanın doğu kenarında bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Burası üç kemerle dışarı açılmaktadır. Toplam sekiz penceresi olup pencereler içerden dışa doğru daralmaktadır. Güneybatı köşesinde bulunan minare kare bir oturtmalık üzerinde yükselmektedir. Silindirik gövdeli ve tek şerefiyelidir.

Hanbaşı Mosque: It is located in the west of the Municipal Services Building  in the city center. In respect to the inscription, which is located on the right side of the mosque, this mosque was built by Pilgrim Muhammed’s son  Pilgrim Seyid El Hüseyin. Text of inscription is as in the following:

 ‘Muhammed El Hac Bin Ennehu

Ibn ül Hac Seyid Ul Hüseyni

Ve Kaydi Ul Hak Patihu 1251’

It has a leaning rectangle plan with 19.90 x 13,10 m. It shows a plan schema with three naves, which is parallel to the mihrab wall. The naves are seperated from each other by two lines of sharp arches which are carried by thin column. In the east of the building ,there is a narthex.This place is opened to the outside with three arches. With eight windows in total, they become narrow from inside to out. The minaret, which is located in the southwest side of the mosque, stands on a square basement. It is barrel-shaped and it has a minaret balcony.

Çarşı Camii: İlçe Merkezinde Çarşı Caddesi üzerinde bulunduğundan bu isimle anılan Çarşı Camii 1730 yılında Osmanlılar döneminde yaptırılmıştır. Doğu-batı yönünde 25 metreye 7 metre ebadında bir dikdörtgen yapıdadır. Cami orta kesiminde uzunlamasına ortadan dört sütunla ikiye ayrılmıştır. Sütunlar arası kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Caminin yapımında siyah bazalt ve aktaş kullanılmıştır. Üç giriş kapısı bulunan caminin çarşıya açılan kuzey yönündeki kapısı günümüzde kapatılmıştır. 1974 yılında çarşı içerisinde çıkan yangın sonucu kısmi hasar gören cami değişik dönemlerde onarımdan geçirilmiştir. Caminin son restorasyonu 2006 yılında Vakıflar Müdürlüğünce yapılmıştır. Caminin minaresi 1976 yılında hayırsever Mehmet Nuri Akbaş tarafından yaptırılmıştır.

Çarşı Mosque: Çarşı Mosque which is named after Çarşı Avenue in the center of the district, was built in the Ottoman period in 1730. It has a rectangle construction which has 25m and 7m size in the direction of east and west.Middle of the longitudinal mosque is divided into  two parts with four columns. The columns were linked to each other with arches. While building the mosque, black basalts and white stone were used.The  mosque has three doors,and at the present time  the north door opening to the bazaar is closed. Partly damaged in the break out at the bazaar in 1974, the mosque was restorated different periods of the time..The last restoration of the mosque was  done by  the General Directurate of Foundations  in 2006. The minaret of the mosque  was built by charitable M. Nuri AKBAŞ in 1976.

 

Çeteci Abdullah Paşa Medresesi: Çarşının orta yerinde ve ana caddenin güney yanında bulunan medrese, İran Hükümdarı Afşarlı Nadir Şah’ı yenerek onun Doğu Anadolu’yu istilasına engel olan yiğit serdarlarımızdan Çermikli Çeteci Abdullah Paşa tarafından Diyarbakır Valiliği zamanında H. 1170/1756-57 yıllarında yapılmıştır. Yapı genel hatları ile dikdörtgen bir plana sahiptir. Medresede revaklar ve bunların gerisinde yer alan hücreler, merkezi avlunun üç kenarına sıralanmış, avlunun kuzey kenarı boş bırakılmıştır. Medreseye güney revakının ortasından açılan bir kapıyla içeri girilmektedir. Bu kapının üzerinde tunç bir levha üzerine kazılmış üç satırlık bir inşa kitabesi yer almaktadır. Bu kitabede şöyle yazılmaktadır:

“Buniye Hazihi’l-Medreset’ül-Mübareket’ül-ilm ve’l bereketi bi kuvveti’l-Aziz’ül-Kadir Abdullah El-Vezir üş şehir bi-Çeteci.Fi seneti Seb’ine ve Mi’e ve Elf. Ketebehü bi-hatt.” 1170

Türkçesi: Bu mübarek medrese ilim ve bereket için, Çeteci lakabıyla tanınan aziz ve kudretli Abdullah’ın yardımlarıyla 1170/1756-57 yılında inşa edildi. Bu yazıyı kendisi yazdı.

Sultan II. Abdülhamid zamanında bir ara “Çermik Rüşdiye Mektebi” olarak kullanılan medrese, cumhuriyet devrinde ise Çermik Camii Yaptırma Derneği tarafından tamir edilerek cami olarak kullanılmaya başlanmıştır. 

Madrasah( Moslem theological school) of Guerilla Abdullah Pasha: The madrasah, located in the centre of bazaar and at the south side of the main street, was built by brave Guerilla Abdullah Pasha who saved East Anatolia by beating Afşarlı Nadir Shah (Iran Emporer) at the time of Diyarbakır governorship between 1756-1757. The building has a rectangle plan in general terms. In Madrasah, porticos and cabins(alcoves) standing on behind these porticos were ranged through the three sides of the central yard and the north side of the yard was left empty. It is entered into the Madrasah  via a door opening from the middle of the south portico. On this door, there is an inscription about construction and it had been excavated on a bronze plaque. It is written in the inscription:

“Buniye hazihi’l- Medreset’ül-Mübareket’ül-ilm ve’l bereketi bi kuvveti’l-Aziz’ül-Kadir Abdullah El- Vezir üş şehir bi Çeteci. Fi seneti Seb’ine ve Mi’e ve Elf. Ketebehü bi-hatt.” 1170

In English: This sacred madrasah was built for science and abundance with the help of Saint and powerful Abdullah known as Guerilla nickname in 1170/ 1756-1757. He wrote this sentences by himself. 

The madrasah which was once used as Çermik Ottoman Juniour High School in the era of Sultan Abdulhamit II., was started to be used as a mosque after it had been restorated by Çermik Mosque Association in the years of Turkish Republic. 

 

Sinek Çayı Kayaaltı Sığınağı: Çermik’in 7.5 km kuzeyinde yer alan Sinek Çayı kaynağı yakınında keşfedilen bu sığınakta bir sürek avını yansıtan insan ve hayvan resimlerinin Anadolu’nun bilinen en eski resimleri olduğu tespit edilmiştir. 

İstanbul Üniversitesi Avrasya Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Oktay Belli’nin Haziran 2005’te ortaya çıkardığı resimler 1.60x2.40 metre büyüklüğündeki bir alanda yer almaktadır. Resimlerde betimlenen sürek avını düzenleyen 11 yaylı avcının, günümüzden 15000 ile 13000 yıl öncesinde (Üst Paleolitik dönem ile Mezolitik Çağ) yaşamış olduğu tahmin ediliyor.  Prof. Dr. Belli, 16 hayvan figürü ile 11 insan figürünün ortaya çıktığı kayaaltı sığınağının bir bölümünün kalker tabakası ile kaplı olduğunu, bu tabakanın altında başka resimler de bulunduğunu belirtmektedir. 

Arkeozoolog Doç. Dr. Vedat Onar, hayvanlardan ondördünün dağ keçisi, birinin oğlak, diğerinin ise kedigillerden bir hayvan olabileceğini düşünüyor. Kaya yüzeyine yapılan resimlerin ana konusunun çeşitli av hayvanları ile bunları yay ve ok ile avlayan insan figürleri oluşturuyor. Prof. Dr. Belli, Anadolu‘da bugüne kadar yay ve okla dağ keçisi avlayanları betimleyen benzer bir sürek avı sahnesine rastlanmadığına dikkat çekerek, “burada resmedilen 11 avcı şimdilik Anadolu’nun bilinen en eski avcıları” diyor. 

Sığınaktaki Figürlerin Özellikleri: 

Hayvan figürlerinin yapımında iki farklı yöntem uygulanmıştır. Bunlardan ilkinde figürlerin gövdeleri tümüyle dövme tekniği ile oyulmuş, ikincisinde ise figürlerin gövdelerinin dış konturları kalın ve derin bir çizgi ile belirtilmiştir.

Sinek Çayı Kayaaltı Sığınağındaki sürek avını yansıtan resimlerin  en yakın benzerine, İspanya’nın Castellon bölgesinde yedi yaylı avcının yaban domuzu avını gösteren- Mezolitik Çağ’a tarihlenen- sahnede rastlandı. 

Kayaaltı Sığınağının bir kült merkezi olarak kullanan avcıların, hayvanları gövdelerine ok saplanmış olarak çizmesi, avın başarılı gerçekleşmesi için büyüye gereksinim duyduklarının bir göstergesi olarak nitelendirilmektedir. İnsan figürlerinin uzunluğu,9-14 cm. arasında değişiyor. Dağ keçilerinin boyu 18-25 cm. genişliği ise 30-36 cm. arasındadır.

Sinek Stream Kayaaltı Refuge:  It is confirmed that human and animal pictures which reflect battue in this refuge, discovered close to the source of Sinek Stream which is located in the 7.5 km north of Çermik, are the ones known as the oldest picture in Anatolia .

The pictures which Prof. Dr. Oktay Belli, manager of Istanbul University Eurasia Archeology Institute, revealed in June 2005, take place in an 1,60x2,40 meter area. It is predicted that the 11 hunters with bows who organized battue, lived in 15000 and 13000 years before from today. Prof. Dr. Belli states that one part of Kayaaltı Refuge where 16 animals and 11 human figures were found, was covered with limestone layer and there were other pictures under this layer.

Archeologist Dr. Vedat Onar thinks that 14 of animals are  mountain goats, one of them is capricorn and  the other might be from cat family. The main subjects of pictures on the surface of rocks include various hunting animals and human figures hunting these with bow and arrow.

Prof. Dr. Belli says 11 hunters are the oldest ones known in Anatolia by pointing at that not the similar battue, which represents people hunting mountain goats with bow and arrow, was encountered before.

Features of figures in the refuge

Two different methods were used when drawing animal figures. One of the figures’ trunk is entirely carved with hammering technique, in the other one outer frame of figures’ trunk is remarked with a thick and deep line.

Similar pictures, reflecting battue in Sinek Stream Kayaaltı Refuge, were encountered in the scene of wild pig hunting of hunters who had 7 bows in the Castellon area of Spain.

Hunters who used Kayaaltı Refuge as a cult centre, drew animals with bow on their bodies and it is qualified that they need magic to be successful in hunting. Lenght of human figures changes between 9 and 14 cm. Height of mountain goats is between 18 and 25 cm, wideness is between 30 and 36 cm.

 

Çermik Kalesi: Çermik’in batısındaki tepe üzerinde yıkıntıları bulunan kalenin yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak iç kale ve çevresindeki hisarın temellerinden kalenin ilkçağdan kaldığı düşünülmektedir.

Kale, yüksek ve sarp kayalıklar üzerine kurulmuştur. Kaleden, 150-170 m kadar etekteki Sinek Çayı tabanına gizli bir yer altı geçidi olduğu ve buradan çaya inildiği söylenmektedir. Şimdi harabe durumunda olan kalede herhangi bir yazıt bulunmamaktadır. Kalenin kuzey-doğu tarafında bulunan kilisenin ne zamandan kaldığı tespit edilememiştir. Bugün sadece duvar kalıntıları bulunmaktadır. 

Çermik Castle: The date of construction of the castle of which ruins found on the hill in the west of Çermik is not exactly known. However, it is thought that the castle remains from antiquity according to the citadel and bases of the surrounding fortress.
 

The castle was built on high and steep cliffs. It is said that there is a secret underground tunnel to go down  from the castle to the Sinek Stream’s base, nearly 150-170 m of the foothills of the Castle. Now in ruins, the castle does not have any inscriptions. It couldn’t be confirmed when the church located in the northeast side of the castle had been built. Today, there are only remains of walls.

 

Hüsnüran Kalesi: İlçemiz Karakaya köyünün güneyinde bulunan Hüsnüran Kalesinin yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ana kaya üzerine inşa edilmiş olan kaleden, günümüze şehir kalıntıları, antik yol, sur duvarları, su sarnıçları, bir oda mezar, stel ve yapı taşları kalıntıları kalmıştır. Antik yol şehrin doğusunda, kalenin ana girişinde yer almaktadır. Kale kalıntıları doğu ve güneydoğu kısmında yer alırken mezar odası ve stel  kalenin güney yamacında yer almaktadır.

Hüsnüran Castle: The date of construction of the Hüsnüran Castle, located in the south of Karakaya village of our district, is not exactly known. The city ruins, ancient roads, rampart walls, water cisterns, a chamber tomb, stele and building stone ruins have remained to the present from the castle, which was built on the bedrock.Ancient road is located in the east of the city at the main entrance of the castle. While the castle ruins situated in the eastern and southeastern part of the castle, burial chamber and the stele is situated in the southern slope of the castle.

 

Karakaya Hanı: Çermik ilçe merkezinin 25 km. güneybatısında yer alan Karakaya köyünde bulunmaktadır. Han, kuzey-güney yönünde uzanan genel hatlarıyla dikdörtgen bir yapıdır. Taş kapısı güney kısmındadır. Yapı iki sıra halinde düzenlenmiş sekiz adet taş paye ile üç sahına bölünmüştür. Kuzey-güney yönünde uzanan sahınlar hafif sivri kemerli tonozlarla örtülüdür. Yapının tamamı düzgün sıralar halinde dizilmiş kırma taşlarla inşa edilmiştir. Tonozların inşasında ise yassı taş plakalar kullanılmıştır. Yapılan araştırmalarda avlusuz Selçuklu Hanlarının geç devir eseri olduğu belirtilen Karakaya Hanı XIII yy. sonları ile XIV yy. başlarına tarihlenmektedir.

Karakaya Inn: It is situated in the Karakaya village, 25 km southwest of Çermik district center. Inn is a rectangular structure with outlines in north-south direction. Stone gate is at the south side of the inn. Building is divided into three stages by eight stone pillars arranged in two rows. Stages extending north-south are covered with vaults with slightly pointed arches. The whole building is built with broken stones in neat rows. Flat stone plates are used in the construction of the vaults. Karakaya Inn, mentioned in the researches as the work of the late period of Seljuk Khans, is dated to the lates of the XIII. century and the beginning of the XIV.century.
 

Çermik Beyler Sarayı: Saray Mahallesinin orta kesiminde, yüksek ve müstahkem duvarlarla çevrili bu sarayın eyvanları, yazlık, kışlık, selamlık ve harem daireleri, mescidi, hamamı ve zindanları bulunmaktadır. Çermik Ocaklı Beyleri tarafından XV. yüzyıl başlarında yaptırılmıştır. Bu sarayın bir çok bölümü günümüzde bile varlığını sürdürmektedir. 

Çermik Beyler Palace: In the central part of Saray Neighbourhood and surrounded by high and fortified walls, this palace’s iwans, summer, winter, men and women rooms, mosque, hammam and prisons are available. It was built in the early XV. century by Çermik Ocaklı Beys. Many parts of this palace have been existing even today .

 

Saray Hamamı: Beyler Sarayının güney kısmında, ilçe merkezinde yer almaktadır. Dört kubbeli ve ak mermerlerle kara taştan yapılmış olan bu yapı,  sivil mimarimizin bir şah eseridir. XVI. ve XVII. yüzyıllardan kalma bir eser olan hamamda herhangi bir kitabeye rastlanılmamıştır. 

Binanın dış duvarları kırma taşlarla inşa edilmiştir. Soyunma yerinin ortasında bir havuz vardır. Soyunma yerinin kuzeybatısında bulunan basık kemerle örtülü bir kapıdan dikdörtgen biçimindeki bir başka mekâna geçilmektedir. Doğu batı istikametinde uzanan kırık kemerli tonoz bu mekânı örtmektedir. Mekânın batı duvarı üzerinde bir ışık penceresi, tonoz tepesi üzerinde ayrıca bir ışık feneri bulunmaktadır. Buradan aynı tipte bir kapı ile kırık kemerli bir tonozla örtülü dikdörtgen planlı bir başka mekâna varılır. Kuzeybatı köşesindeki basık kemerli bir kapı sıcaklığa açılmaktadır. Yan duvarlar boyunca eyvanlar, köşelerde ise yıkanma hücreleri bulunur. Soyunma kısmı ve diğer kısımların tabanı parke taşlarla kaplıdır.

 

The  Turkish  Bath Palace: It is located in the south part of  Beyler Palace in district center.  This construction with  four domes, which is constructed from black stones with white marbles is a masterpiece of  our civil architect. There isn’t any inscription in this Turkish bath which was remained from 16. and 17. centuries.

The outer walls of the building were made of crushed rocks. There is a pool in the centre of  the dressing room. You can pass to another rectangular space through a flattened arch covered door which is located in the southwest of dressing room. This place is covered by a  broken arched veult located in the eastwest direction. There is a light window on the west wall of  the place and also a beacon of light at the top of the vault. Through the same type of door, you can reach another rectangular place which is covered by a broken arched vault. Door with flattened arch in the southwest corner opens to the Tepidorium (warm  room). There are iwans along the side walls and bathing places at the corners. The floor of the dressing room and the other places are covered by cobblestones.

 

Sinagog: İlçemizin Kale Mahallesinde 1416 yılında yapılmış bir sinagog bulunmaktadır. Tamamı siyah ve beyaz bazalt taşlardan yapılmıştır. Günümüzde ev olarak kullanılan bu yapı tek bir bölümden oluşmaktadır. Dış cephesinde yan yana bulunan iki kemerli bölümden, sol taraftakinde orijinal su düzeneği mevcuttur. Sinagogun içindeki odada nişler bulunmaktadır. İki sütunlu üç kemerli bölüm odayı ikiye ayırmaktadır. Yapının üzerinde, İbranice kitabe yer almaktadır. Sinagogun İbranice kitabesi:

RAB‘ın adıyla yazacağız ve başaracağız.

Bana yardım, gökleri ve toprağı yaratan Rab‘dandır.

Girişin mübarek olsun, çıkışın mübarek olsun.

Onlar sevinç ve meserretle götürülecekler: Kral sarayına girecekler. 5176 (Miladi 1416) 

Kadir olan Allah size merhamet ihsan etsin.

The  Synagogue: There is a synagogue was built in 1416 in Kale in Çermik. The  synagogue was completely made of black and white stones. Today it is used as a house and it   consists of a single  section. From two arched sections side by side on the exterior, there is original water device on the left side.There are niches in the  room of the synagogue. The section with two columns and three arches divides room int two parts. There is a Hebrew inscription on the building. It says:

We’ll write in the name of the GOD and will achieve

The help to me is from GOD created the  heavens and the earth.

Your entrance and departure is blessed

They will be taken with joy: they will enter the palace of the king.5176(Gegorian  1416)

The Almighty GOD bestow mercy on you are.

 

Kilise: Kale Mahallesinde bulunan kilisenin bir kısmı bugün ev olarak kullanılmaktadır. Yıkık haldedir. Ne zaman ve kimler tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Evin taşlarında Ermenice yazılar bulunmaktadır. İlçedeki cami, kilise ve sinagogun yan yana bulunması çeşitli dinlere mensup insanların ilçemizde birlikte yaşadıklarını göstermektedir. 

The Church: Some parts of the church which is located in town of Kale isused as a house  today. It is almost ruined. It isn’t known when and by whom it was built.There are Armenian  inscriptions on the stones of the house. Mosques, churches and synagogues are side by side  and this shows that people belonging different religious had lived there together.

 

Toplu Köyü Su Sarnıçları ve Antik Taş Ocağı: İlçemiz Toplu Köyü sınırları içerisinde, köyün 1,5 km kuzeybatısında yer almaktadır. Bölgede kireç taşına oyulmuş, ağızlarının genişliği 60 cm, derinliği yaklaşık 1,5 m. olan çok sayıda sarnıç mevcuttur. Ayrıca bu alanda antik bir taş ocağı da bulunmaktadır. Sarnıçlar doğu-batı doğrultusunda uzanan doğal kayalık üzerinde, kayalığın doğal yapısından dolayı iki bölüm halinde ve yüzeyi düzleştirilerek güney yönüne basamak şeklinde  teraslar oluşturacak şekilde, alan elverdiği ölçüde sıralı ve birbiriyle bağlantılı olarak kayaya oyulmuştur.

Water Cisterns and Ancient Stone Quarry in Toplu Village:  They are located 1,5 km northwest of Toplu Village, which is in the boundaries of our district . There are many cisterns in the area which were carved out of limestone. Their mouth width is 60 cm, depth is about 1,5 m. There is also an ancient quarry in this area. Cisterns are on a natural rocky place that extends east west directions. Cisterns are in two parts due to the natural structure of rocky. Cisterns form step-like terraces to south direction by smoothing surface. Cisterns were curved in to the rock sequentially and interlinked. 

 

Tekke: Çermik Kale Mahallesinde Haburman Köprüsüne giden yolun sağında bulunan mezarlık alan içerisinde yer almaktadır. kuzey-güney doğrultusunda uzanan dikdörtgen şekilli yapıya, kuzeydoğu köşesine 1,05 m genişliğindeki kapıdan girilmektedir. 4x5,35 m. boyutlarındaki iç hacim hafif sivri kemerli bir tonozla örtülmüştür.  Yapının duvarları kırma taşlarla örülmüştür. Yapı, eyvan tipi kümbetlerin plan özelliklerini taşımaktadır. Tekke anılan bu kümbetin Bitlis Ahlattaki Dede Maksut Kümbet‘ine olan yakın benzerliğinden dolayı XIV. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmiştir.

Lodge (Tekke):  Lodge is located in the cemetery that is on the right side of the road leading to the Haburman Bridge in Kale Neighborhood in Çermik. It is entered to rectangular shaped structure extending in north-south direction from the 1,05 m wide gate which is at the northeast corner.  4x5, 35 m. sized internal volume is covered with a slightly pointed arches vault. The structure’s walls are built with crushed rocks. The structure has the features of iwan- type dome plan. The dome called as lodge has close similarities to the Dede Maksut Dome in Ahlat, Bitlis.  Because of these similarities it is dated to the second half of XIV century. 

 

Gelincik Dağı: Göz kamaştırıcı güzelliğiyle insanları büyüleyen bu doğa harikası dağ, izleyenleri adeta hayal alemine sürüklemektedir. Karstik yeryüzü şekillerinden dolayı yağmur sularıyla eriyen ve bu erime sonucu oluşmuş kaya kütleleri peri bacalarını andırmaktadır. Uzaktan bakıldığında insan dizisi gibi görünen bu dağın halk arasında bir de efsanesi bulunmaktadır. 

Efsaneye göre, köy ağasının güzel kızı ile köyün yakışıklı çobanı birbirlerine aşık olurlar ve gizlice buluşmaya başlarlar. Sevdaları dillere destan olur. Aşıkların bu durumunu bilen kızın babası olan Ağa, gençleri birbirleri ile evlendirmeye karar verir. İki mutlu âşık, evlenecekleri günü beklerler. Fakat her şey iki aşığın istediği gibi gitmez. Ağa gençleri evlendirmekten vazgeçer. Çünkü civardaki Yörük beyi, Ağa’nın istediği her şeyi verir ve kızını alır. Çoban, düğün alayı köyden ayrılırken kavalını çalarak Allah’a yalvarır ve sevdiği kızın başkasına yar olmamasını diler. 

Çoban, flüt çalmayı bırakır. Önünde akan çaya bakar. Ağlayarak şu türküyü mırıldar:

"Bilirim ağlamak boşuna

Yar kavuşamazsam sana

Gayrı taş olayım burada." der. 

Çobanın duası kabul olur ve çobanla birlikte gelin alayı da taş kesilir. Ancak bu efsane dışında halk arasında anlatılan farklı efsaneler de bulunmaktadır.

Gelincik Mountain:  This wonderful mountain that fascinates people with its dazzling beauty drags the observers to the realm of imagination.  Because of karstic landforms, rock masses that melt with rain water and formed by this melt resemble fairy chimneys.  That mountain, which resembles human sequence when seen from distance, has a legend among the people. 

According to the legend, the squire’s beautiful daughter and the village’s handsome shepherd fall in love with each other and begin to meet secretly. Their love was legendary among the people. The father of the daughter, the squire, who knows this situation,

Diyarbakır Çermik Tanıtım Filmi Haberi Oku, Diyarbakır Çermik Tanıtım Filmi Haberi Paylaş ve Yorum Yap
Etiketler; »Diyarbakır »Çermik »Tanıtım »Filmi
Etiketler » Diyarbakır   » Çermik   » Tanıtım   » Filmi  

DİĞER SEYAHAT HABERLERİ

1 2 3 4 5 6 İleri
otobus ucak bileti
OnlineALL.Net Güvenli Site haberler OnlineALL.Net Facebook OnlineALL.Net Twitter OnlineALL.Net Google+ Bizi Google+'da bulun